Başörtülü "Karşı Devrimci"

Çoğumuz, Kurban Bayramını vesile bilip dargınlıklarımızı, kırgınlıklarımızı tüketme ya da azaltma yönünde ciddi çaba sarf ettik.

İnsan inanmaya, güvenmeye, sevgiye ve şefkate muhtaç bir canlıdır. Bu temel ihtiyaçları karşılanan insan hem kendisi huzurludur, hem de iletişim halinde olduğu kişilere pozitif enerji verir. Nefret, kin ve haset gibi duygular ise hem onları taşıyan kişileri, hem de başkalarına yansıtanları mutsuz eder.

Bazı insanlarla hayatınızda ilk defa karşılaştığınız halde onlardan bir an önce uzaklaşmak istersiniz. Çünkü muhatabınızda varlığından şüphe etmeyeceğiniz bir negatif enerji yansımakta ve sizi huzursuz etmektedir.

Ben, çevresindeki herkese sataşan, sürekli olumsuz enerji yayan bu insanların yakın akrabaları, eş ve çocukları için üzülürüm.

Hiç tanımadığım o insanların kulaklarını çınlatırken kendi kendime, “Allah onlara sabır versin, işleri ne kadar da zor. Ben bu kadarcık sürede zor tahammül ettim, bir ömür böyleleri ile birlikte yaşamak büyük bir azap olsa gerek!” derim.

Kurban Bayramından gönüllerimize yansıyan merhamet, sevinç ve hoşgörü halesi henüz çok taze iken Van’da meydana gelen yeni bir depremle sarsıldık.

Depremde aramızdan ayrılan kardeşlerimizi rahmetle anarken, yakınlarına sabır diliyorum.

Bugünün en kayda değer haberlerinden birini okurken ülkemiz adına hem endişe ettim, hem de üzüldüm.

Önce haberi birlikte okuyalım:

İzmir'de düzenlenen Atatürk'ün 73. ölüm yıldönümü anma töreninde bir üniversite öğrencisi, sözlü tacize uğradı. Mağdur olarak ağlayan kız öğrenciye, bir Kıbrıs gazisi sahip çıkarak teselli etti.

GİTMENİ İSTİYORUM

Hizmet Gönüllüleri Konfederasyonu tarafından çelenk koyulması sırasında öğrencinin yanına yanaşan kadın, "Senin buradan gitmeni istiyorum" diye seslendi. Kimliğini açıklamak istemeyen kadın, çevrede bulunanların tepki göstermesi üzerine, "Bu insanların karşı devrimin bir ürünü olduğunu göremiyorsanız, sizinle konuşacak hiçbir şeyim yok" şeklinde cevap verdi.

KARŞI DEVRİMİN SİMGESİ

Bir vatandaş, "Herkes giyiminde hür değil mi?" sorusunu yöneltti. Saldırgan kadın ise, "Hürriyet bu mu? Karşı devrimin simgesini kabul etmek mi hürriyet? Ben etmiyorum o zaman" diyerek alandan hızla uzaklaştı.

KIBRIS GAZİSİ SAHİP ÇIKTI

Bu sırada gözyaşlarına hakim olamayan N.N.E. isimli üniversite öğrencisinin yanına gelen bir Kıbrıs gazisi, "Ne mutlu sana, tebrik ediyorum. O terbiyesizlik yapıyor. Öyle şey mi olur, Atatürk başörtüsüne karşı değildir. Bunun gibi pis insanlar, Atatürk'ü bu hale getirdi. Hayır kızım, sen o yönden rahat ol" şeklinde teselli etmeye çalıştı.

ATATÜRK'ÜN EŞİ VE ANNESİ DE BAŞÖRTÜLÜYDÜ

Genç kız ise, "Anlamıyor, anlamak istemiyor. Biraz saygılı olsa konuşmama izin verirdi. Atatürk'ü din düşmanı gösteren insanlar bunlar. Atatürk'ün annesi ve eşi de başörtülüydü. Bunu rejime bağlamanın ne anlamı var? İnsanların inançlarını böyle küçümsemek kime ne fayda verir? Sanki sadece kendisinin Atatürk'ü, o benim de atam" diyerek duygularını dile getirdi.

Hizmet Gönüllüleri Konfederasyonu Başkanı Nezaket Emine Atasoy da olaya tepki gösterdi. Genç kızın yanlarında staj yaptığını, böyle bir durumla karşılaşmalarının kendilerini son derece üzdüğünü kaydetti.

ATATÜRK HERKESİN

Bazı insanların hâlâ dar kalıplarda sıkışmasına anlam veremediklerini belirten Atasoy, "Atatürk kimsenin değil, bütün Türk milletinindir. Bu zavallı kadın, inançlarından dolayı başını örten bir kızımızı buradan kovma cüreti gösterdi. Kendisini kınıyorum. Bunu İzmir'e ve İzmirlilere mal etmek doğru olmaz, çünkü İzmirliler gerçekten demokrat insanlardır." dedi.

Haberi okuyunca sizin de içinizin daraldığını hissediyorum. “Buradan gitmeni istiyorum” diye direten bayanın bu halet-i ruhiyeye gelmesinin sebepleri nelerdir acaba?

Üniversitelerimiz haberdeki hanımefendiyi ve onun gibi düşünenleri, kendileri gibi inanmayan ve yaşamayanlara hayat hakkı tanımayan marazlı kişilikleri samimi olarak incelemeli. Kendileri mutsuz, çevrelerine sürekli mutsuzluk pompalayan bu vatandaşlarımız hangi yanlış yönlendirmelerle, hangi eğitim ya da eğitimsizlikle bu noktaya sürüklendiler?

Bu soruların cevabına akademik çevreler, ruh bilimciler ve ülkemizin bugününü ve yarınlarını düşünen herkes ciddi ciddi kafa yormalı.

Aksi halde mutsuz vatandaşlarımızın sayısının artması genel havayı olumsuz etkileyecek, neticeden herkes nasibini alacaktır.

Allah, akıbetimizi hayreylesin.

 

gumuslale@gmail.com 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum