Bay Yağdanlık; Önkibar

Bay Yağdanlık; Önkibar

Onu her iktidarın yanaşması olan abisinin sahibi olduğu gazetenin satırlarından tanımıştım.

Vıcık vıcık yağ kokan yazıları vardı.

Yalayıcı, sünepe, menfaatçi, taklacı, yalaka vs…

Bu kelimeler inanın ki onun için kısır kalır.

Daha beter kelimeler söylesem bile kendini takdir ettiğimi sanacak kadar şakşakçı.

O zamanlar ona en hafif ifadeyle yağdanlık diyordum.

Gerçi ilk yazdığı gazeteden kapmıştı bunları.

Gazetesiyle kendi fikirleri paraleldi.

Tüm dindar kesim 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den yaka silkmişken o yazılarında neredeyse onun Allah tarafından atanmış bir cumhurbaşkanı olduğunu yazıyordu.

Her tarafında yağ kokan yazıları vardı.

Daha sonra mensubu olduğu grup büyük bir badire atlatınca o da mahallesini değiştirdi.

Artık ulusalcı bir yazar oldu.

Hemen girdiği kabın şekline büründü.

Daha şedit yazmaya başladı yazılarında.

Hep hedefinde dindar kesimler vardı.

Kendisi en iyi Müslüman’dı.

Kendisi en iyi kuldu.

Kendisi hep iyiydi.

Kendi gibi olanlar haricindekileri bir kalemde çiziyordu.

Beyefendileri Ankara’da Kocatepe Camii’ne Cuma namazına gitmiş.

Gittiğine de pişman olmuş.

Efendim camiler iktidarın güdümündeymiş.

Hutbeler tek bir elden çıkıyormuş.

Vesaire vesaire.

Uzun uzadıya yazmış bir şeyler.

Gerçi yazmak için, hükümeti kötülemek için, bazı kimseleri kötülemek için karalamış durmuş Bay Yağdanlık.

Şimdi ben senin yerinde olsam artık iktidarın güdümünde olan camilere gitmem.

Vicdanının fetvasına uyarsan artık camilerde kılacağın namazlar sakıt olur.

Boş ver Cuma namazlarına da gitme.

Ne de olsa hür olmayanlara Cuma namazı farz değil.

Sen kendini hür de hissetmiyorsun.

Hatta senin öldüğünde cenaze namazın camilerde kılınmasın.

Kendine ulusal bir yer bulursan namazını orada kıldırt.

İnsanların sabırları sonsuz değildir Bay Yağdanlık.

Senin gibi olmayanlar her zaman zulmün karşısında durmuştur.

Yeri gelmiş gözyaşı dökmüş,  yeri gelmiş kan dökmüştür bu millet!

Yeri gelmiş kolundaki bileziğini vermiştir, yeri gelmiştir canını bile vermiştir.

Kimseye de yalakalık yapmamıştır.

Jurnalcilik hiç yapmamıştır.

Sen ümmet anlayışını anlayamayacak kadar sığ ve gafil bir insansın.

Sadece ulusu değil dindaşlarımızı da düşünürüz.

Merak etme yeri gelince mazlum kim olursa olsun Müslim ya da gayrimüslimleri de düşünürüz.

Bizim atalarımız Yahudileri korumuş yüce insanlardır.

Din gözetmeksiniz onlara yardım elini uzatmıştır.

Bizim anlayışımız budur.

Sadece kimliğinde Türk yazan değil mazlum kim olursa olsun herkese elimizi açan soylu bir milletiz.

Sayın Bay Yağdanlık;

Bir gün gelecek söylediklerinin hesabını Allah’a vereceksin.

Büyük pişmanlıklar duyacaksın.

Kalıbının adamı olmadığın için pişman olacaksın.

Dindarlara karşı bu tavrından dolayı pişman olacaksın.

Yaptığın yalakalıklarından, attığın taklalardan dolayı bin kez pişman olacaksın.

Merak etme seni aşıladığın bu insanlar elinden tutacaklar.

Çünkü bu insanların vicdanlarında, senin taşıdığın bu duygular yok.

Adam gibi adamlardır bu insanlar.

Sen yine de bildiğini oku.

Okunan hutbeleri yerin dibine sok.

Namazının sakıt olduğunu düşün.

Seni tutan yok Bay Yağdanlık.

Ben sadece seni uyarıyorum.

Artık vıcıklaşma, ulusal ayaklara yatma; adam gibi adam ol da senin alnından öpeyim.

Bir kere değil binlerce kez öpeyim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
16 Yorum