EN İYİ DEVLET VE TOPLUM HANGİSİ? EN ÜSTÜN LİDER KİM?

        Yazıma  konumuzun özüne güzel bir misal teşkil eden,  Hz Ali (k.veche) Efendimiz ile ilgili anlamlı ve güzel bir menkıbe ile başlamak istiyorum: Hz. Ali'ye (r.a), birisi geldi. Adam, ölümü, tekrar dirilmeyi, ahirette hesabı, cenneti ve cehennemi inkâr ediyordu. Hz. Ali'ye:
- Ya Ali, siz Müslümanlar ölüme ve ölüm ötesine inanıyorsunuz; biz ise inanmıyoruz. Siz cehennemden kurtulmak, cennete girmek için bir sürü ibadet ediyor, mal harcıyor, zahmete giriyorsunuz. Bu zahmet değer mi? Hem ölümden sonra tekrar dirilmenin olacağı ne malum?" diye sordu.
Hz. Ali (r.a) adamı sükûnetle dinledi, sonra ona şu cevabı verdi:

-"Evet, ölümden sonra dirilmek, hesaba çekilmek, ya senin dediğin gibi yoktur; ya da bizim dediğimiz gibi vardır. Önce senin dediğinin doğru olduğunu düşünelim. Ölümden sonra ahiret hayatı yoksa seninle biz aynı durumdayız. Sana da yok bize de yok. Bu arada bizim Yüce Allah için kıldığımız namazların, yaptığımız ibadetlerin, hayır ve iyiliklerin, güzel ahlakın, verdiğimiz zekât ve sadakaların bize bir zararı olmaz. Ya ahiret varsa, senin hâlin nice olur? Diye sordu. Adam, biraz durdu, düşündü, sonra: "Vallahi, her iki durumda da siz kârdasınız, ahiret varsa vay bizim hâlimize" dedi ve Müslüman oldu.

                                 BU DÜNYA SIKINTI YURDUDUR

        Her dönem olduğu gibi günümüz insanı da bunalımlı günler yaşıyor. Bu bunalıma herkes kendince çareler arıyor. Müslümanlar, ayet ve hadislerden, siyaset ve sosyal bilim uzmanları ise tarih ve sosyolojiden belgeler sunarak çareler söylüyorlar.  Bu sıkıntılara karşı fert olarak bizler ne yapabiliriz? Şu soruları sorarak kurtuluşa çareler arayabiliriz:

  1. İlk insandan günümüze kadar yaşamış ve günümüzde yaşamaya devam eden en faziletli toplum, en mutlu ümmet, en erdemli cemiyet, en ahlaklı topluluk hangisidir?
  2. İlk insandan günümüze kadar yaşamış ve günümüzde yaşamaya devam eden en adil olan, yönetimi, hukuku  en güzel olan devlet hangisidir?
  3. İlk insandan günümüze kadar yaşamış ve bu gün yaşayan insanlar arasında en yüce insan kimdir? Hz İsa mı, Sultan Süleyman mı, Yavuz Sultan Selim mi, Şah İsmail mi, Hz Ali mi, Hz Ebubekir mi…

              BU DÜNYADA MÜKEMMELİ ARAMAK YANLIŞ

         Hz. Âdem’den (as)  günümüze kadar yaşayan insanlardan (peygamberler hariç)  yüzde yüz iyi, her şeyi mükemmel, hatasız… İnsan olmadığı gibi, bunun tersi yüzde yüz kötü, her şeyi şeni, her yönü ile ahlaksız insan da yoktur. Tıpkı bunun gibi yine aynı şekilde yüzde yüz iyi toplumlar, kusursuz cemiyetler, adil devletler olmadığı gibi,  yüzde yüz kötü,  adi, zalim toplumlar, cemiyetler, devletler de yoktur. Bu konudaki ölçü nedir? Şudur: Bir insana, bir devlete, bir millete iyi derken iyi taraflarının kötü taraflarından fazla olması, kötü derken de, çirkin, ahlaksız, kötü yanlarının daha fazla olmasıdır.

                       İYİNİN ÖLÇÜSÜ NE? 

          Mümin, muvahhit, mücahit, âlim… Sahabe efendilerimiz ve atalarımız,  bu mevzuda şöyle bir sınıflandırma yapmışlar: yeryüzünde yaşamış ve yaşayacak olan en iyi, en güzel, en yüce, en ahlaklı, manevi derecesi en yüksen insan /Peygamber Hz Muhammed (sav)dir. Ondan sonra Ulülazm peygamberler gelir. Peygamberlerden sonra en faziletli insanlar ise Ebubekir efendimiz başta olmak üzere 4 halife ve sahabe efendilerimiz gelir. Daha sonraki dönemler için geçerli kaide ise “kim takvalı ise o üstündür. “

          Bu ölçüler dün geçerli olduğu gibi bu günde geçerlidir ve kıyamete kadar da geçerli olacaktır. Çünkü bu kuralı koyan, ezelin ve ebedin, zamanın ve mekânın, zerrenin ve kürrenin sahibi ve yaratıcısı olan Allah Teâlâ’dır. “Ben Müminim” diyen herkes, Allaha, kitaplarına, meleklerine, kıyamete, ahirete, kadere inanıyorum diyen her Müslüman bu ölçüyü bilmek ve bu görüşe inanmak zorundadır.

 İNANÇLARLA İYİLİK ARASINDAKİ BAĞ 

           İslam inancına göre göre insanlar inanç yönünden üçe ayrılır: Mümin, münafık, kâfir. Dünyada ve ahirette manevi yönden ölçüldüğünde Müminler en üstte, münafıklar en altta yer alırlar. Kâfirler ise ortadadır. Günümüze kadar yaşamış cemiyet ve toplumlardan manevi yönden en üstün olanı biz Müslümanlara göre ASR-I SAADET de yaşayan Müslümanlardır. Niye? Çünkü tarihte yaşamış, günümüzde yaşamakta olan hiçbir ümmet, hiçbir cemiyet… İnanç, ibadet, ahlak, adalet, toplumsal ilişkiler bakımında bu dönemde yaşayan sahabe efendilerimizin  seviyesine çıkamamıştır. Onları bu yüce mertebeye çıkaran ana faktör nedir? İmandır. Asrısaadette yaşayan Müminler,  Allaha,  meleklerine, ahirete,  kitaplara (kurana)  peygamberlere (peygamberimize)   tam bir teslimiyetle inanmışlar,  hayatlarını da bu inanç doğrultusunda yaşamışlardır. Bu nedenle sahabe efendilerimiz, eksiklerine rağmen tarihte yaşamış ve günümüzde yaşamaya devam eden toplumlar içinde en erdemli toplum, cemiyetler içinde manevi derecesi en yüksek cemiyet, gruplar içinde ahlaki en yüksek ahlaklı gruptur.  

         Allaha, peygambere, ahirete… Tam inanan bu insanlar, dünyanın geçici, ahretin sonsuz olduğuna inanıyorlardı. Öldükten sonra ebedi bir hayatın olacağına,  ölen insanların toprak olup yok olmayacağına, kozmosa karışmayacağına, ışığa veya Nirvana’ya ermeyeceğine,  buna karşılık ölümsüz olan ruhlarının tekrar diriltilip yaptıkları iyiliklerin mükâfatını, işledikleri kötülüklerin/günahların da cezasını göreceklerine inanıyorlardı. Bu inanç onları tarihin en iyi cemaati haline getirdi.  Diğer iman esasları ile birlikte Bu temel inanç Müslüman toplumları daha ahlaklı, daha erdemli, daha adaletli olmasını sağlamıştır. 

            Sonuç olarak: Asrısaadet en iyi zaman, sahabe efendilerimiz en ahlaklı, en erdemli toplum, Medine  Devleti en iyi devlet, onların lideri, iki cihan serveri Hz Muhammed(sav) de, en üstün lider, en adil, önder, en faziletli rehberdir.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.