EV KADINI OLMAK İSTİYORUM! YOK MU DUYAN!

Bence  ev kadını olmak kadına verilen doğal bir ayrıcalıktır. Ve ben bu ayrıcalığa tüm samimiyetimle sahip olmak istiyorum.

Sizce bir kadına her türlü sosyal yaşam garantisini hangi meslek ya da hangi iş sağlamakta?

Evi temizlemek, çocuk bakmak ve yemek yapmak işlerinin karşılığında ücretini en üst düzeyde aldığınız ve kovulma riski olmayan bir işte çalışıyorsunuz.

Bence her ruh sağlığı ve imani noktada sorunu olmayan her kadın bunu seve seve kabul eder.

Ayrıca, ev kadınlığı ciddiye alınması gereken bir meslektir. Hele bir de uygun erkek varsa, ev kadınının keyfine diyecek yoktur.

Bakmayın zorluğundan söz edenlere; ev kadınlığı rahat bir iştir. Kadın aslında rahatını sevdiği için bu işi seçmiştir.

Kadının rahatı sevmesi, yalnızca ev kadınları için değil, okuyan kadınlar için de geçerlidir.

Yaptığım tüm seminerlerimde fark ettiğim acı gerçeklerin bir tanesi de bir çok kadının eşinden  sürekli şikayet ediyor olmasıdır. Eşinden memnuniyeti olan kadın sayısı ise oldukça azdır.

Günümüz şartlarında erkekler cinsel ihtiyaçlarını gidermek, çocuk sahibi olmak yada sevdiği kadınla birlikte yaşamak gibi isteklerinden dolayı  evlilik kurumunu tercih etmek zorunda değiller. Kanunlar böylesi bir durumda erkeklerin lehine çalışırken,  günümüzde bir erkek halen evlenmeyi tercih ediyor ve böylesi bir  sorumluluğu almayı kabul ediyorsa bu durumda biz kadınlara sanırım onları alkışlamaktan başka bir yol görünmüyor.

Evlenirken eşlerinin kalplerinin ruhsatını da ele geçirdiğini zanneden kadın  ev temizlemeyi, yemek yapmayı bir zul gibi görür.  Ev işlerini olduğundan fazla abartarak, erkeğin de aynı derecede önemsemesini isteyerek, kendisinin ‘ezildiğini’, ‘saçını süpürge ettiğini’, ‘nankörlükle karşılandığını’  sürekli tekrarlayarak, erkekte suçluluk duygusu oluşturmaya çalışarak; yeri geldiğinde, yaptığı tüm ev işinin faturasını erkeğin önüne koyar.

 

Mutsuzluğunu ise her durum ve şarta erkeğine bağlayan kadın misilleme olsun diye, ev işlerine özen göstermemeye başlar. Ve nedense aradıkları mutluluğu ise dışarıda çalışarak bulacaklarına dair garip bir sıkıntı içindedirler. “Çalışmak istiyorum , evden bunaldım, ben de insanım” yakınması ile kendini dışarı atmayı kurtuluş sanan mesleksiz, eğitimsiz kadın, nedense örneğin bir inşaata çalışmayı, bir kahvede garsonluk yapmayı  düşünmez de, sekreter olmayı; biraz mürekkep yalamışsa da müdür, yazar, gazeteci olmayı düşler.

 

Sevgili hanımlar bence gereksiz hayal kurmayı bırakıp hayatımızda ilk önce iyi bir kul ardından iyi bir eş ve anne olmaya çalışalım. Hesap vereceğimiz üç konu sadece ve sadece bu. İnanın bana gerisi kocaman bir PALAVRA…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
53 Yorum