Nigar ALMANGIZI

Nigar ALMANGIZI

“How are you?” “yes”

 

“How are you?” sualine verilen “yes” cevabı neyin işaretiydi?

İran’da siyasi gerginlik her saat artmaktadır. Ahmedinejat’ın en çok yardım beklediği Rusya bile molla rejimine yardım etmedi... Seçimden hemen sonra Rusya’ya giden Ahmedinejat, bir kaç malumat (bilgi) haricinde hiçbir şey elde edemedi... Aslında, Ahmedinejat Rusya’ya büyük ümitlerle gitmişti... Ve ordan alacağı olur cevabından hemen sonra İran’a dönüp muhalefet liderlerini ve onlara yandaş taraftarlarını bile hiç beklemeden mahkûm edecekti... Amma Rus arkadaşları Ahmedinejat’a hakkıyla yardım edemedi. Basında komedi olan bir tuhaf sözle İran’a büyük yerlerden destek almış Rusya, sırtını dönüverdi...

Dünya basınının şaka olarak kabul ettiği işin arkasında aslında ciddî bir siyasi hesap vardı... Medvediyev’le Ahmedinejat, basının yorumladığından çok farklı hesapların içindeydiler... O görüşme esnasında Medvediyevin “how are you” sorusuna karşı tarafin “yes” diyerek cevab vermesini dünya basını fıkra olarak anlattı... Aslında siyasete azıcık aşina olanlar bazı jestlerin zaman zaman yapıldığını, bazı sözlerin şifreli diplomatik sözler olduğunu da bilirler. Bir cumhurbaskanının “nasılsınız?” sorusunu bile anlamayacağını düşünmek oldukça abes..

İki cumhurbaşkanı arasında şu komik sandığımız konuşmanın arkasında aslında çok şey var... Belli ki, Medvediyev’in sarayında rus veya fars dilinde değil mahsus ingiliz dilinde hal hatır soruluyor... Aslında Rus başkan muhatabına bu siyasete İngilterenin müdahil olduğu işaretini veriyor! Ahmedinejat’ın İran’a döner dönmez İngiltere Büyükelçiliğine yönelik adımları, elçilikteki bazı gazetecilerin çeşitli bahanelerle hapsedilmesi, İran’da yaşayan bazı İngiliz vatandaşlarının casus (ajan) ilân edilmesi veya ülke dışına çıkarılması birçok şeyi anlatmaya yetiyor!..

Neyse ki Rusya İran’a muhbirlikten başka yardım edemedi. En azından şimdilik edemedi.. Yakın gelecekde ise, Avrupa’nın ve umumiyetle büyük devletlerin nabzının nasıl attığını görüp bu konuya bir daha bakmak lazım... Gerçi benim tahminim, pek bir şey değişmeyecek...

Neden değişmeyecek?

Bu arada, İran’da yaşayan 36 milyondan fazla Azeri Türklerinden farklı olarak (onlardan esirgeyip) bütün haklarını tanıdığı, yılda 786 milyon dolar yardım etdiği Ermenistan da İran’ı yalnız bıraktı... Ve hálâ İran’ı gözleme mevkiindedir... Gözlüyor, gözünü oyacağı anı bekliyor!

Diplomasi bir satrançtır. Bilgi yanında zeka ve feraset ister... Menfaatler kadar gelecek hamlelerin de hesap edilmesini gerektirir.

Ve bir de hakkıyla Allah’tan korkmak, kullardan utanmak lazım. Filistin, nasıl bazı Arapların Osmanlı’yı arkadan vurmasının (hálâ) acısını yaşıyorsa, İran da Azeri kardeşlerine (!) yaptıklarının bedelini ödüyor! Hiç kusura bakmasınlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum