İnşa ve İmha Harekâtı Başladı!..

Yaşadığımız güzel günler içimizdeki coşkuyu daha da arttırıyor.

Gözümüz daha güzel ve daha derin görüyor.

Gönlümüz daha merhametli, daha müsamahakâr, daha coşkun…

Ramazan ayında gözümüz adeta gönlümüzün gözüyle bakıyor. Hâdiseleri buna göre değerlendiriyor.

Böyle olunca da kuşkusuz hayat daha önemli ve daha kaliteli bir hâle geliyor.

Ramazan bize fark etmeyi talim ettiriyor…

Neleri fark etmiyoruz ki bu dönüşüm ayında?

Önce kendimizi…

İçimizi, yüreğimizi….

Duygularımızı, düşüncelerimizi… Nefsimizi, onun bin bir türlü kılığa girmiş hallerini ve elinde yalancı şekerlemelerle gelişini…

Çektiği numaralar, attığı taklaları…

Hepsini fark ediyoruz.

Temelde bu mübarek ayda iki şey yapmaya çalışıyoruz.

Biri İNŞA çalışması, diğeri ise, İMHA harekâtı…

İyiliklerimizi, gayretlerimizi, dostluğumuzu, vefamızı, muhabbetimizi, merhabamızı, empatimizi arttırıyoruz. Hayata dokunuşumuzu arttırıyoruz bir nevi.

Bakışımıza canlılık katıyoruz. Tebessümümüze renk…

El sıkışmamız daha bir belirgin, merhabamız daha kapsayıcı…

Merhametimiz daha canlı, şefkatimiz dalında yeni açmış taze bir filiz gibi…

Gözyaşımız daha dokunaklı ve gönlümüz daha berrak, hissedişimiz daha duru.

İnşa çalışmamızı bu şekilde yapıyoruz.

Duyduğumuz âyetleri sanki ilk kez duymuş gibi oluyor, o ilahi kelamın bize özel indiğini hissedebiliyoruz.

Hem de iliklerimize kadar…

Bir göz ne ifade eder? Yardıma muhtaç bir çift göz nasıl bakar?

Mazlum nasıl davranır? İzzetli olmak neymiş?

Başkalarının imkânsızlıklarında ortaklaşmak ve duygu birliği yaşamak nasıldır?

Paylaşma… Verme… Orijinal kavramıyla infak…

İşte tüm bunlar çok ciddi İNŞA çalışmasıdır.

Kendimizi inşa ediyoruz, sevgiden, iyilikten, merhametten, duyarlılıktan yana bir tuğla daha koyuyoruz bu duygu ve davranışlarla…

Gönlümüzü mamur etme gayreti… Oraya daha ince, daha damıtılmış duyguların ve manevi lezzetlerin girebileceği bir tadilat çalışması bunlar aynı zamanda…

Bir de İMHA çalışması var…

Önemli mi? Evet çok önemli…

Zor mu? Hayır diyemem… Hiç de kolay değildir. Emek ister, ter ister. Israr ister.

Zira iptilalarımızdan kurtulmakla başlıyor bu imha harekâtı… Bağımlılığa dönüşen ne kadar hâlimiz varsa ve hepsinin halatları ne kadar kalın olursa olsun onları sabırla kesmeye çalışıyoruz.

Kötücül duygularımızdan kurtulma savaşı da diyebiliriz bu İMHA harekâtına…

Öfkemizi taşırmaktan, sesimizi yükseltmekten, suratımızı ekşitmekten vazgeçerek başlayabiliriz örneğin.

Kendimizi kırmızı halılarda yürümesi gereken kişi olarak değil, ekmeğini tuza banarak öğün yapan biriyle bağdaş kurabilecek kişi görerek başlayabiliriz.

Hayatı içinden yaşayarak, hayatın içinde yaşayarak…

Rekabetçi duygularımızı bırakarak…

Bizi ve geleceğimizi yakan hasetten uzak kalarak… Fesattan kaçarak!

Herkesi bize kötülük düşünen düşman olarak görme alışkanlıklarımızı terk ederek.

Tüm iletişimimizi muhatabımızdan yararlanmak üzerinden kurmaktan vazgeçip, ibremizi faydalı olmaktan yana çevirerek…

Cimrilikten vazgeçerek…

Herkes kötü ben iyi gibi klişe gargılarımızı yerle bir ederek…

Evet bütün bunlar birer İMHA harekatı…

Olumsuz ne varsa kalbimizde, zihin dünyamızda, davranış evrenimizde hepsini bir bir “kırpma makinası”na göndererek yeni bir başlangıç yapabiliriz.

Evet değerli dostlar…

İNŞA ve İMHA harekâtının birlikte yapıldığı bir aydayız.

İki koldan gitmeliyiz. Tek taraflı bir çalışma müspet sonuç vermeyecektir.

Son günlerde sıklıkla gördüğümüz dünya üzerinde yaşanan vahşet haberlerine daha fazla dikkat kesilmeliyiz. Arakan’da yaşanan korkunç katliamlar dünyamızın merkezinde yer almalı… Gündemimiz olmalı… Orada yaşanan insanlık dramlarına uzak kaldığımızda kendimizi inşa edemeyiz. Bu unutulmamalı. Aynı şekilde başka coğrafyalarda yaşanan acılarda yüreğimizi acıtmalı. Kendi vatanımızda toprağa düşen fidanlar da aynı şekilde!

Evet dünyada insanlığı katleden neler yaşanıyorsa o ayrıntıları öğrenmeli ve daha fazla ne yapabileceğimiz üzerinde düşünmeliyiz.

Oralarda yaşanan insanlık dramlarına gönlümüzü açmadan ve imkânlarımızı bunun için kullanmadan insanlık dâvâ edemeyeceğimiz hepimiz için âşikar olmalıdır.

Gönüllerimiz onlara ve yaşadıklarına daha duyarlı hâle gelmeli bu İNŞA çalışmasında…

Kendimizi gerçekleştirmemiz ancak böyle mümkün… Gönlümüzü mânâya açık hâle bu çalışmalara katkı vererek gelmemiz mümkün olur ancak…

İNŞA ve İMHA harekâtında safımızı belirlemeliyiz.

Metotlarımızı da iyi seçmeliyiz.

Doğru hedefe, doğru ve zararsız yollardan ulaşmanın fırsatlarını bulduğumuz bu güzel ayı akıllıca değerlendirip sonuca ulaşmalıyız.

Hayırlı sonuca…

Zafere yani!

HABER NAME/ 25.07.2012canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat/ https://www.facebook.com 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum