İslami Manifestoya Giriş

Aliya izzetbegoviçi konuşmak, onun bize ve tüm insanlığa bıraktığı entelektüel mirası, yazmak eserlerini değerlendirmek düşünce ve mücadelesinden söz etmek düşüncelerini köşe yazılarına taşımak üzerinde kritik analitik yaparak anlamaya çalışmak bize göre Aliya bunu fazlası ile hak eden Avrupalı bir Müslüman düşünür olduğunu peşinen söylemek istiyorum…

 Siz değerli okuyucular, ilgili arkadaşlar, gençlerimiz okuma programları yaparak Aliya yı Bosna trajedisini –İslam Deklarasyonunu, Doğu ile Batı arasında İslam vd. eserlerini okuyanlarımız muhtemelen benim bu sözüme hak vereceklerdir diye düşünüyorum…

 Öncü şahsiyetler

Düşünce insanlarını okumak takip etmek, tarihte İz bırakan şahsiyetleri kendi düşünce ufkumuza yön veren-ayak izlerine basarak hayatımızın gayesini anlamını peygamberlerden sonra hatırlatmaya devam eden Âlimlerimiz, Düşünürlerimiz, Şehitlerimiz, Salihlerimiz, Münevverlerimiz hayatta olanlar insanlığa öğüt vermeye devam etmekte oldukları gibi, vefat edenlerin güçlü sesleri duyulmakta. Yaşayan vefat eden öncü örnek rol model şahsiyetlerin ayak izlerine basarak yürüyüşümüz devam etmektedir.

Ayak izlerine bastığımız münevverlerimizin hayatta olanlara Rabbim ümmetin ve insanlığın dertleri ile dertlenmede güç ve kuvvet versin diyerek duamızı eksik etmeyelim…

Burada önemli bir noktayı ifade edelim.

Yazılarımızda insanlığın yüz akı mesabesinde bir bilge şahsiyetten söz etmek, asla bir Aliyacılık yapmak olmadığı, bir Aliya kültü oluşturmak istemediğimizi yazmak isterim, her akıl sahibi bunun zaten doğru bir şey olmadığını bilecektir.

Aliya’nın insanlığa bıraktığı reçeteleri alıp uygulamak, İslam’ı onun yorumlayıp anladığı tarzda- batılı insanı da ötekileştirmeden içine alan bir İslam düşünce ebrusu içinde tarif etmek gerekir.

Tabii ki bazı nüanslara katılan okuyucularımız olduğu gibi bazı nüansları reddedebiliriz. Düşüncede özgürlüğü savunan bir düşünürdür Aliya.

Entelektüel mirasın peşine düşmek, insanı bir görev olduğunu düşünüyoruz, batıyı iyi bilen Avrupa’da yaşayıp mücadele etmiş bir şahsiyet olarak olaylara daha geniş bakabildiğini söylemekten çekinmeyeceğim.

Okuyucu penceresinden bakınca şöyle düşünüyorum…

İlim, Müslümanın yitik malı gibidir…kimde ve nerede bulursa almalı…bizde Aliya da ve diğer düşünürlerimizde ismini zikredemediğim--- bila istisna --kendimize ait bir şeyler bulduğumuza inanıyoruz, görüyoruz. İşte bu yüzden öncü şahsiyetleri ve insanlığı şu bulunduğumuz insani krizden çıkmanın yollarını araştırıyoruz.

İnsanlık yaradılış gereği sürçü lisan eder, bazen insan gibi davrandığı gibi bazen nisyan eder unutur hata eder, edebilir..

Çünkü yol uzun karlı fırtına ve tipi bastırmaktadır. İnsanlığın yaşadığı şu dünya hayatında insani ve ahlaki bir kriz söz konusudur.

İnsani yürüyüş bazen öyle zorlaşır ki. Bir kış günü gece karanlığında ormanda kaybolmuş kurda kuşa yem olacak asla yolunu bulamayacak bir çıkış keşfedemeyecek korku içinde kaybolmuş insanın bir resmidir.

İnsan bu duruma düştüğünü düşünür. Ümidini kaybeder, ye’se düşer…

İşte bu ormanın karlı fırtınalı karanlık ve kendinizi yalnız hissettiğiniz bir durumda, rahmeti, yaradılış fıtratınıza uygun çaresizliğinize yalvarıp yakarışınıza duanıza yaratan cevap verir.

Ve o karlı ormanda yerde bir ayak izi görürsünüz. İşte heyecan burada başlar bu ayak izlerine basarak selamete kurtuluşa çıkar çıkabilir ..

İnsan! bu ayak izleri kimin diye sorar? Mutlaka daha önce gayret ve çaba sarf etmiş bir öncü şahsiyetin ayak izleridir…

Evet bazı yazarlarımız: Aliya izzetbegoviç’i diğer alimlerimizden münevverlerimizden farklı bir şey söylemediği dile getirirler..

İslam’a dair insana dair

Adalete-özgürlüğe –eşitliğe-eleştirel düşünceye-

İslam ile Müslümanlar arasındaki ilişkiye…

Hayata mutluluğa dair

Söylenmesi gerekenler aslında söylenmiştir denir.

Belki bu şekilde bu tarzda söylenmemiştir. Diyebiliriz…

Çünkü bazı söylemler sadece bir iddiadan öteye geçmez….

Aliya düşünce ve amelini mecz etmiş bir kişiliktir. İşte bu yüzden çağrısı manifestosu yol göstermesi eleştirmesi çok önemlidir.

Teori ve pratiği birleştirmiş uyum ve dengeli yürütmüştür. ve yürümüştür. İlk çağrısı bu eserle başlamıştır.

İslam deklarasyonu bakalım..

Komünist rejimin hakim olduğu dönem  idi

Yıl 1969 İslam Deklaracija kitabını yazmıştı..

  1. Bölüm Müslüman halkaların geri kalmışlığı
  2. Bölüm İslami düzen
  3. İslami düzenin bugünkü sorunları

Bu metin İslam dünyasına bir çağrı niteliğindedir.

Bir manifesto- yol gösterici

İslamlaşma çağrısıdır.

Hedefimiz: Müslümanların İslamlaşması

Sloganımız: inanmak ve mücadele etmektir.

 

Müslüman toplumların ancak İslam’ı temel alarak tarihin aktif öznesi haline gelebileceğini vurgulayan bir metindir..

Batıda üretilmiş ideolojileri taklit etmek ….

Ancak İslam dünyasının sömürgeleşmiş halini devam ettireceğini iddia etmiştir.

 

Bu metin çok dikkat çekici 1983 yılında Yugoslavya’yı bölmek suçlaması ile yargılanmış en büyük delil gösterilmiş eserdir..

Kitapta Yugoslavya’nın adı geçmediği halde…

 

İslam Deklarasyonu: bir çağrı demiştik,

Özüne dön kendine dön kuranın şu ayetten ilham alarak yazılmıştır. Ey iman edenler iman ediniz!..

Çünkü Aliya İslam’ı Hristiyanlık gibi bir din olarak kabul etmemiştir ona göre: İslam dinin ötesinde bir anlama sahiptir. Özellikle söylemek istediğim İslam’ın din olmadığı değil sadece bir din olmadığıdır.

Tarih boyunca dünyada 3 temel görüş var olmuştur.

Hristiyanlık

Yahudilik

İslam

Hristiyanlık… Maneviyatçı, idealist ve ruhçu öğretilerin temel kabullerini benimsemiş.

Yahudilik ise: materyalist maddeci Seküler öğretilerin temelini…

İslam ise: bu 2 dünya görüşü dışında alternatif 3. Yol olarak

İslam manevi yatçılığı reddetmediği gibi-dünyayı da reddetmez.

İnsana ve fıtrata uygun İslam anlayışıdır.

Yeryüzünde cennet kabulü ve ütopyalar özünde Yahudiliğe aittir. Yahudilik inançta bir dünyevi sapmadır…

İslam’da: Yeryüzünden kötülük tamamen kalkmayacaktır.

Bunu net koyduğu halde insanı insan olanı mücadeleye teşvik eder. Çünkü bir imtihan yeridir Dünya…,

İlk bakışla bu düşünürden bir metin bir yazı bir eser okuduğumuzda olsa olsa batıyı eleştirecek onların Sırp Hırvat Çetnikler’in mezalimlerinden bahsedecek, dünyanın 1992 Bosna trajedisindeki sessizlikten ötürü kınayacağını düşüne bilirsiniz…

Ancak bildiri manifesto nereye ait olduklarını bilen Müslümanlara yöneliktir.

Müslümanların sevgisinin aidiyetlerinin inandıkları İslam’ın kendilerine ne gibi görev ve sorumluluklar yüklediği hakkında  gerekli sonuçlar çıkarmalarına yönelik bir çağrıdır..

İslam dünyası bir değişim ve bir kaynama durumundadır. Artık bu asırda sükûnet ve pasiflik devresi geçmiştir. Artık ordular silahlar yerine düşünce öne çıkmıştır.

Bir toplum bir millet baskı korku polis ve silahla korkutup sindirmenin mümkün olmadığı olamayacağı bilinmeli. Müslümanların manevi güçsüzlüğü devam ettiremeyeceklerini bilmelidirler. Batılıların İslam dünyası coğrafyalarındaki kavgaları boşunadır, İslam dünyası onlara ait değildir. Müslümanlara ait olduğu artık net bir şekilde ortaya konulmuştur.

Evet, dünyada İslam dünyası Müslümanlar kiracı gibi yaşamakta idiler batılılar ev sahibi… Nüfusu milyarlara ulaşan siyasi kültürel geleneklere sahip İslam düşüncesinin taşıyıcıları uzun zaman boyunca kiracı kalamaz bu anormal duruma son verecek olan Müslüman neslin önüne çıkabilecek engel olabilecek güç yoktur.

Bu inanç ve düşünce ile Aliya;

Müslümanların İslam dünyasının cüz-i irade ile kaderini ele almaya karar verdiklerini ve dünyayı kendi inandıkları İslam düşüncesine göre tanzim edeceklerini dost ve düşmanlara ilan etmiştir.

Aliya İslam Deklarasyonunda üç soru sorarak başlar…

Müslümanların aynı yerde devri daim yapmaktan bağımlılıktan fakirlikten ve geri kalmışlıktan kurtulmalarını istiyor muyuz?

Yeniden emin adımlarla şerefle aydınlık yolunda kendi kaderlerinin sahibi olmalarını istiyor muyuz?

 O zaman sadece hedefe götüren yolu açık bir şekilde işaret edelim……

Bir sonraki yazımızda İslam manifestosu bir çağrıdır ile devam edecektir…

 

Ahmet Sert

Uluslararası Aliya Düşünce Derneği Başkanı

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.