Dr. Elif Poyrazlı

Dr. Elif Poyrazlı

Kalp Temiziği - 2

Geçen sene mübarek Ramazan ayında başlamıştık bu yazı dizisine. O zamandan beri şu kalp hastalıklarına değindik: 

Kıskançlık / Haset       -> buradan oku

Cimrilik                     -> buradan oku

Gazap / Öfke             -> buradan oku

Riya                         -> buradan oku

Kibir                         -> buradan oku

Gaflet                       -> buradan oku

 

Tekrar Ramazan ayı gelmişken kalp temizliğinin ne olduğunu ve neden gerekli olduğunu hatırlayalım ve kalp hastalıklarını incelemeye kaldığımız yerden devam edelim inşallah.

 

..............................................................................................................

 

Kuran ve hadislerde 'kalp' dendiği zaman kastedilen, insanoğlunun anlayan ve eşyanın hakikatini bilen özüdür. İdrak eden ve kavrayan odur, muhatap olan ve sorumlu tutulan da o.1

İnsan bilincinin ve şuurunun merkezinde olan kalp, sağlıklı olduğunda gerçekleri anlayıp idrak edebilme özelliğine sahiptir; hastalıklı olduğunda kavrayış bozuklukları baş gösterir; öldüğünde ise artık gerçekleri kavrayamaz hale gelir ve insanı doğru yoldan çıkarır.

 

'' Andolsun ki, cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, onunla gerçeği anlamazlar, gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır ama onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkındırlar. İşte o gafiller ancak bunlardır. '' (Araf Suresi 7:179)

 

Peki kavrama yetisiyle yaratılmış olan kalp nasıl olurda kirlenir, hastalanır, ölür  ve gerçekleri kavrayamaz hale gelir? Bu yabana atılabilecek bir tehlike midir?

 

Dikkatimi çekti, zamanımızda temiz kalp ifadesi sadece 'haramlara/farzlara dikkat etmeye ne gerek var, kalbin temiz olsun yeter' şeklindeki cümlelerin içinde kullanılıyor. Ne garip ... kalbi kirleten zaten günahlar, kalbi temizleyen de nefsin isteklerine muhalefet ederek Allah'a itaat etmek. Allah'a itaatin ne demek olduğunu belirleyen Allah (c.c.) olduğuna göre haramlara ve farzlara dikkat etmeyerek temiz bir kalp sahibi olmamız nasıl mümkün olabilir ki?

 

Günümüzde zaten genel olarak manevi boyutumuzu ihmal eder olduk. Halbuki bizi biz yapan her şey o boyuttan kaynaklanıyor. İşte Ramazan ayı ruhumuzla tekrar bağlantıya geçmenin tam zamanı. Çünkü nefsimizi bilinçli olarak isteklerinden mahrum bırakıyoruz ve zayıf düşürüyoruz. Yılın geri kalan zamanının aksine ruhumuz ön plana çıkıyor bu ay. Kalbimizi yoklamanın, durumunu tespit etmenin, içinde ne VAR ve ne YOK bakmanın tam zamanıdır. İmam Gazali'nin dediği gibi: '' kalp o nesnedir ki, insan onu tanıdığı zaman nefsini tanımıştır. Nefsini tanıdığı zaman muhakkak Rabbini tanımıştır. Kim ki, kalbini bilmezse, o kalbinin gayrisini hiç bilmez''.

 

Kalpte hangi hastalıkların yer ettiğini incelemek için ve onu korumak için tabii ki hastalıkların tanımlarını, semptomlarını vs. bilmek gerek. Bu yazı dizisinin amacı da bu konuda bilgi vermek. Fakat genel olarak söyleyebiliriz ki, bütün kalp hastalıklarının kaynağında aşırı bir dünya sevgisi ve kendi durumundan fazlaca memnun olmak yatıyor. İnsan kendi durumunda bir eksiklik olabiliceğine ihtimal vermediğinde kendini iyileştirmek için çaba da sarf etmiyor tabii ki. Halbuki her alanda ilerlemek için analiz ve özeleştiri şart.

        Kendi durumundan fazlaca memnun olan insanın belirgin özellikleri vardır ve herkes kendini bu konuda test edebilir:

-     kendi hakları söz konusu olduğunda aşırı hassastır ama başkalarının hakları söz konusu olduğunda aynı hassasiyeti göstermez;

-     kendi hatalarını önemsemez, küçük görür ve görmezden gelir,  fakat başkalarının hatalarıyla çok ilgilenir;

-     kendine karşı çok yumuşaktır.

 

        Kendinden memnun olmayan insan ise devamlı kendini (kalbini, davranışlarını, düşüncelerini) kontrol eder, nefsine ve niyetlerine dikkat eder, kendini nefsine ağır gelen şeyleri yapmaya zorlar ( daha az yemek ve uyumak gibi ) ve böylece manen ilerler.

 

Mübarek Ramazan ayında, hazır nefsimiz ikinci plana atılmış ve ruhumuz ön plana çıkmışken biraz kendimizi tanımaya ağırlık verelim ve kalbimizin üstüne düşelim inşallah. Bu tabii ki hayat boyu devam etmesi gereken bir süreç ... ' temizledim, bitti ' diyemiyoruz çünkü sürekli bakım isteyen bir kalbimiz var.  Sonuçta hesap gününde Allah (c.c.) tarafından kabul görecek, insanı kurtaracak olan sağlıklı ve temiz kalp, manevi hastalıklardan ve karakter bozukluklarından arındırılmış olan kalptir ve böyle bir kalbe sahip olmak hepimizin başlıca hedefi olmalıdır.

 

'' Yaratıkların diriltilecekleri gün, beni utandırma,   

O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar!       

ancak Allah'a temiz bir kalp ile varan başka!''

(Şuara Suresı 87-89)

 

 

1- İmam Gazali, İhyau 'Ulumi'd-Din, Cilt 3, 5. Söz

 

not: Bu yazı dizisi büyük ölçüde Hamza Yusuf'un ''Purification of the Heart'' adlı kitabına dayanmaktadır, ki o kitap da İmam Mevlüd'ün Matharat al-Qulub (Kalplerin Temizliği) adlı eserinin bir tercümesi ve yorumu mahiyetindedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum