Kıyam Et!

 

Kıyam etmeli insan…

Haksızlığa karşı, arsızlığa karşı kıyam etmeli. Ayağa kalkmalı.

Dilini haksızlık karşısında işletmeli.

Razı olmamalı yanlışlara, sessiz kalmamalı, pısmamalı baskılara…

Kıyam etmelisin bunun için. Aya kalkmalı, ses vermelisin. Sesleri çoğaltmalısın.

Bilmelisin. Kıyam etmemek kıyametindir.

Kıyam et! Yoksa kıyamettir sonun.

Kaybetmektir. Kaybolmaktır. Kıyam etmediğin, ayağa kalkmadığın, haksızlığını haykırmadığın her husus senin kıyametindir. Yok oluşundur.

Kıyam etmek varoluşun, kıyam etmemek, ayağa kalkmamak, dik durmamak kıyametindir. Helak olmandır.

Kıyam et dostum.

Kıyam etmemektir kıyamet.

Karşı çıkmadığın, müdahale etmediğin, karşısında kıyam etmediğin her konu gün gelir ayağına dolanır. Duyarsızlaştırır. Toplumsal zehirlenme yaşanır. Tepki veremez hâle getirir.

Nefes alamaz, yaşayamaz duruma gelirsin.

Kıyam etmediğin, sessiz kaldığın her konu kıyametin olur.

Kıyam ayakta olmaktır zulme karşı. Ayakta kalmaktır. Canını dişine takmaktır.

Kıyam diri olmaktır.

Kıyam hislerini kaybetmemek onları canlı ve ayakta tutabilmektir.

Kıyam zalime susmamaktır.

Kıyam Hz. Hüseyin sünnetidir, ondan bize kalan bir kutlu mirastır.

Gerçeğe kıyam etmediğimiz sürece hislerimiz işlevsiz kalır, yüreklerimiz ölüdür. Mânâ yaşamımız olmaz. En tesirli cümleler kılımızı bile kıpırdatmaz. Gözlerimiz ağlamaya yabancılaşır. Acımayı unuturuz. Merhamet yoksunu oluruz. Bu konuda kıyametimiz kopmuş olur. Saçaklara saklanan kuşlar dikkatimizi çekmez. Kuytulara kaçan hayvanları fark etmeyiz.

İlahi titreşimleri alamayan, empati kuramayan her gönül zaten çoraklaşmıştır. Ölmüştür. Kıyameti kopmuştur.

O nedenle dünya üzerinde yaşanan mağduriyetlere, zulümlere karşı duyarsızız. Refleks gösteremiyoruz.

Yani  ‘Bize dokunmayan yılan bin yaşasın’ ilkesini benimsediğimiz içindir başımıza gelen her kıyamet. Her acı ve felaket.

Başka kıyamet beklemek beyhudedir.

Kıyam etmek uyanmaktır. Gerçeğe uyanmak…

Hakikatin huzurunda saygı duruşunda bulunmaktır. El bağlamaktır. Tüm duyarlılıklarımızı en diri biçimde odaklamaktır.

Gafletten el çözmektir. Sıtkını hayırsızlıklardan sıyırmaktır.

Gönülde kıyameti yaşamamak için yapılmaması gereken şey ruhsal kıyama durmaktır.

Canlanmaktır. Güzellikleri içimizde filizlendirmek onları büyütmektir.

Gönlünü diri tut ey can!

Ruhunu yaralayan, güzelliklere sağırlaştıran, dirilişe karşı körleştiren her duruma karşı uyanık olmaktır kıyam etmek.

Bunları yapmamak ise kıyametindir.

Kıymet bilmektir kıyam etmek.

Bilmemekse kıyamet… Eşini, dostunu kaybetmektir. Yârandan yana kıyametin kopmasıdır. Yalnız kalmaktır. Derbeder olmaktır.

Bir düşünelim. Oturduğun zaman Emri Hak gelirse ruhun gittiği halde aynı pozisyonda durabilirsin.

Yatarak ruh emanetini sahibine teslim ettiğin zaman da yine aynı pozisyonda kalabilirsin. Canın bedenden çekilse de aynı halde kalabilirsin.

Peki ayakta bu durum vuku bulursa ne olur? Ruh bedenden ayakta iken ayrılırsa kişi aynı pozisyonunu devam ettirebilir mi?

Ruh diriliği giden kıyamını sürdürebilir mi? Hayır. Hemen yığılır.

Kıyam biter kıyamet kopar.

Hangi konuda kıyamımız biterse o konuda kıyameti yaşarız.

Mücadelesini vermediğimiz, kıyam etmediğimiz şeye sahip olamayız.

Diri olmayan, ayakta durmayan her duygumuz kendi kıyametini getirmiştir başına. Başka kıyamet beklememeli.

Aşka kıyam etmeyen gönülde sevdanın közü bulunmaz.

Hasreti çekmeyen gönül vuslatı bulamaz.

Yol yürümeyen menzile ulaşamaz.

Nefsini bende edip ruhunu kıyam ettirmeyen irfan soluklayamaz.

Acaba bizde kıyam eden duygularımız hangisidir?

Bunun cevabını dürüstçe verdiğimiz de hangi duygularımızın da kıyameti yaşadığı ortaya çıkacaktır.

Nefsin kıyamı gönlün kıyametidir. Gönlün kıyamı ise nefsin kıyameti…

Sizce biz hangi kıyameti yaşıyoruz?

Kıyamımız, heyecanımız, enerjimiz, diriliğimiz, ayakta duruşumuz kimin için? Ne için?

Gönlümüz kıyamda değilse, aşkın merhalelerinde yanıp hakikate ermemişse ayrıca bir kıyamete gerek var mı ki?

21.12.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine7

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum