Okullar Açılırken (Bilim mi Ahlak mı?)

 

                                            

            Bu iktidar döneminde çok olumlu pek güzel işler yapıldı yapılmaya da devam ediliyor. Bu babdan olmak üzere Ekonomide ki gelişmeleri, ( enflasyonun düşmesi, paradan sıfırların atılması, büyüme oranlarındaki olumlu rakamlar, Duble yollar,  Hızlı Tren çalışmaları, Marmaray, Karadeniz sahil yolunun, Bolu Tünelinin tamamlanması,  yapılan okullar, dağıtılan kitaplar, Türk parasının dünya piyasalarında kazandığı saygınlık, Avrupa çökerken Türkiyenin dimdik ayakta durması …)  yapısal alanda yapılan çalışmaları ( yerel yönetimlere verilen yetkiler, vatandaşın internet aracılığı ile bir çok işini halledir hale gelmesi, seçim sonuçlarını hızlanması, şirket kurmada bürokrasinin azaltılması, askeri vesayetin nerdeyse bitme noktasına getirilmesi…) sağlık alanında yapılan devrimleri, ( doktor seçme hakkı, tam gün yasası, doktora ve ilaca kolay ulaşım, yapılan büyük hastaneler, özel hastanelere rahatça gidebilme…) dış işlerinde başarılan büyük inkilabları sayabiliriz.

            İktidarı bu başarılarından dolayı hepimiz kutlamalıyız. Zaten  kutluyoruzda. Sadece kutlamakla kalmıyor seçimlerde yüzde Elliye yakın oy vererek bu kutlamamızı müşahhaslaştırıyoruz. İktidar bunları başarırken bazı alanlarda maalesef beklenen performansı gösteremedi. Bunlardan bir kaçı şunlar; Terör, Eğitimdeki kalite, aile ve insan ilişkileri.

            Konuyu biraz açarsak; maalesef Türkiye’de terör hala kan akıtmaya devam ediyor. Ben bu satırları yazarken Siirt’ten yine 5 şehit haberi düştü ajanslara. “Ha bu gün ha yarın derken” bakıyoruz ki yine başa dönmüşüz.

            Aile ve insan ilişkilerinde de gözle görünür bir iyileşme yok. Aksine gerek aile içindeki sevgi ve saygıdaki erozyon, gerek komşu, akraba ilişkilerindeki sıcaklığın azalması ve gerekse  boşanmalardaki yükselen artış, bu iktidarın günah defterine yazılacak olumsuz gelişmeleri oluşturuyor.

                                           EĞİTİME GELİNCE

              Okullar açıldı ve okullar açılırken eğitimle ilgili üç güzel gelişme oldu: Bunlar,  katsayı meselesi, Kuran Kurslarına giderken uygulanan yaş sınırlanmasının kaldırılması ve bir devrim niteliğinde olan MEB in temel amaçlarında yapılan değişiklik. Bu değişiklik şu:  Şöyle başlayan madde;
a) Atatürk İnkılâp ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, 
ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmak, 
                 

   Şu hale getirildi:

MADDE 2 – (1) Millî Eğitim Bakanlığının görevleri şunlardır:

a) Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim 
hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek…
           Ama bu yeterli değil. Esas olumsuzluklar sınıflarda elan devam ediyor. Bunların başında da öğretmen öğrenci ilişkilerindeki olumsuzluklar geliyor. Öğretmenin güzel ve huzurlu bir ders anlatabilmesi için sakin sessiz bir ortam gerekir. Bu gün bu ortam maalesef birçok okulda bağırmadan,  kavga etmeden sağlanamıyor. Bu işi dövmeden fakat kati ve kesin kurallara bağlayarak halletmenin yolunu bulmalı bakanlık. Öğrenci, dayaktan ve öğretmenden değil kurallardan çekinecek bir kültüre doğru evrilmeli.

            Öğrenciler arasında sigara ve uyuşturucu kullanımı oranının artması, kitap ve gazete okuma oranındaki düşüş eğitim alanındaki çalışmaların ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor. Bu nedenle Sayın Bakan çok iyi bir başlangıçla vira bismillah dediği çalışmalarına devam etmeli ve eğitimin temel amacında yapılan değişiklik öğrencilere yansıtılmalı. Bu cümleden olmak üzere öğrencilerimiz;  İyi bir matematik öğrenirken aynı zamanda anneye, babaya, büyüklere saygıyı, güzel bir şiiri tahlil ederken arkadaşları ile ve diğer insanlarla nasıl konuşması gerektiğini, Moğolları, Sümerleri öğrenirken bu gün birlikte yaşadığı insanlara karşı evde, yolda, sokakta, otobüste, trafikte nasıl davranması gerektiğini de öğrenmeli. Her öğrenci, “Türküm doğruyum”  demenin,  doğru, adaletli, merhametli, çalışkan, düzenli, planlı olmadığı zaman bir anlam ifade etmediğini ve boş laftan ibaret kalacağını bilmeli.

          Her yıl trafikte şu kadar adam ölüyorsa, her yıl şu kadar kadın cinayete kurban gidiyorsa, zina , hırsızlık, dolandırıcılık, içki, kumar artıyorsa; hapishanelerdeki  insan sayısı, hakimlerin önündeki dava dosyası, dul kalan erkek ve kadın sayısı artıyorsa eğitimde bir şeylerin yanlış yapıldığı ve bunun için bir şeylerin derhal, hemen yapılması gereği  ortaya çıkmıyor mu?

         Erzurum’da aynı üniversitede okuduğumuz, gençlikte aynı fikir akımı içinde yer aldığımız, Çalışma Bakanlığında yaptığı çalışmalarla yıldızı parlayan sayın bakanın,  MEB de büyük işler yapacağını umuyor ve bekliyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz neslimizin bakanlığı olan MEB de güzel gelişmelerin olması, hayırlı çalışmaların yapılması için milletçe dua etmeliyiz. Bilmeliyiz ki ahlaktan ırak bir bilimin ne bu dünyada, ne öbür alemde faydası yoktur insana ve insanlığa.           

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum