Bilgin ERDOĞAN

Bilgin ERDOĞAN

Unutmak ve Güç Zaafiyeti

 Unutmak ve Güç Zaafiyeti 

Allahı unutan , Allahında onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. (59:19)

 

Vahiy, Rabbin dilinde en güzel zikirdir. Zikir ise bir hatı rlatmadı r. Demek ki unutulan birşeyler var.İnsan, nisyan ile malul. Kimileyin bu alemde kim olduğunu unutur. Öylesine unutur ki zulüm artık onun hayat felsefesi olur.

Herşey unutmakla başlar. Hatı rlasaydı  insan fani olduğunu hiç bir hırs ve ihtiras onu zulmetmeye zorlayamazdı . Değil mi ki dünya fani ve ebedi bir hayat ş u dünya koridorundan geçtikten sonra başlıyor öyleyse değer mi? diyecekti.

Işte vahiy bu evrensel gerçeği hatırlatıyor.

Allahı unutan , Allahında onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. (59:19)

Haşr suresi 19. ayette geçen bu evrensel hakikat kanımca tüylerimizi ürperten mahiyette olan bir ayet-i kerimedir.

Haşr süresi hicretin dördüncü yılında inen Medeni bir suredir. Bu sure aynı zamanda Beni Nadr suresi olarakta geçer.Özellikle bu sure İbni Abbasa göre Beni Nadr suresi olarakta anılır. Bu surenin indiği ortamda Nadirogullari bölgeden sürülmüşlerdi. Surede bu olayı konu alır. Zira hicretin ardından ve Bedir savaşından sonra Hz. Peygamber (sav) Yahudilerle birlikte bir Medine sözleşmesi akdetmislerdi. Hatta Hz. Peygamberin ‘beklenen’ peygamber olduğunu ilan etmişlerdi. Fakat Uhud savaşından sonra müminlerin yenildiğine hükmetmiş ve yapılan sözleşmeyi bozarak Kureysle ittifak yapmışlardı.

Allah resuluna suikast düzenlemeye kalkmaları ve yine Ka’b bin Eşref’in mümine kadınları küçük düşürmek için kaleme aldığı aşk şiirleri neticesinde Allah resulü (sav) sözleşmeyi iptal etmeleri ardından onlara iki seçenek sunmuştu. Birincisi; yenilenin herşeyini kaybedeceği savaş ikincisi, bölgeden sürülmek.Bunu Allah resulü(sav) döneminde uygulanan bir tehcir yasası olarakta kabul etmek mümkündür.

Beni Nadir, müslümanlarla Bedir savaşından sonra muzaffer olunca sözleşme yapmış ancak Uhud savaşı müslümanların aleyhinde olunca hemen saf değiştirmiş ve kara propogandaya başlayarak müminlerin aleyhinde çalışmışlardır. Böylesi bir ahlaki kırıklık onların güç zaafiyetinden ileri gelmekteydi. Güçlünün yanında olmak ve onun için altına imza attığın anlaşmalara ihanet etmek bu ayetlerin nüzul sebebidir. Hakiki dost zor günde belli olur deyişi bir anlamıyla bu su renin konusudur.

 

Bu kavmi böylesi bir ihanete sevkeden amiller nelerdi? Biliyoruz ki Beni Nadir bir rivayete göre altı yüz yıl bir başka rivayete göreyse Hz Musa döneminden bu yana bölgede olan Medine’nin tarım ve ziraatini elinde tutan zengin bir kabiledir.Ancak zenginlikleri güce olan zaafiyetlerini dahada arttırmış ve haklı olanla yapmış oldukları sözleşmeye birtakım maddi çıkarlardan dolayı ihanet etmişlerdir.

 Yukardaki ayette Allahı unutan ve Allahında kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın derken paraya,mala,güce olan zaafiyetiniz sizi adaletten, hukukun üstünlüğünden, hakka ve hakikate teslim olmaktan alıkoymasın diyerek öncelikli gündemin Allah olması gerektiği ifade edilmetedir.

 

İnsan kendini unutması ne demektir? a) Kim olduğunu unutması: İnsan Allah’in kuludur. Halife-i rui zemindir. Dolayısıyla insan halife olduğunu hatırlayarak kadrini bilmeli ve kul olduğunu hatırlayarak haddini bilmelidir. b) insanın kapasitesini unutması : İnsan gücü itibarıyla sınırlı yani aciz, ihtiyaçları bakımından muhtaç yani fakirdir. Öyleyse gücün kulu değil en Guclu’nun kulu olmak durumundadır.Güce olan zaafiyet en Güçlü olanı unutmaktan kaynaklanır. c) insanın hayatın sınırlarını unutması. İnsan bu dünyada fanidir. insanın faniye olan zaafiyeti baki olanı unutmasından kaynaklanır.d) insanın sorumluluklarını unutması : İnsan bu dünyada hakkı ve adaleti temsil etmek için vardır.

 

Işte insan tüm bunları unutunca zulme meyleder hatta kimileyin zalim olur. Oysa ki Rabbimiz der ki :

Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz zaten yoktur; sonra hiç kimseden yardım görmezsiniz. (Hud:11:113)

 

Unuttuğumuz için oluyor tüm bunlar.Bu suskunluğumuz onun için. Güce olan zaafiyetimizin nedeni... Hatta güç sarhoşu oluşumuz hep unuttugumuz icin..Oysa ki kula  itaat, Hakka olan itaatsizliğin başladığı yere kadardır.

 

Ezher bilginleri onun için eğilip bükülüyorlar zalim bir diktatör rejiminin karşısında belkide.Sadece onlar mı  ?

Katledilen insanlı  ğ ı  z ve dahi vicdanı  z hatta onurumuz. Zira ş ehidler zaten her daim yaş ayacaklar. 

ğ

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.