Bilgin ERDOĞAN

Bilgin ERDOĞAN

Uyuşturucudan yakını vefat eden bir mahkumla söyleşi

Uyuşturucudan yakını vefat eden bir mahkumla söyleşi

 

Kriminolojinin kurucu isimleri olan Cesar Beccario ve Jeremy Bentham gibi teorisyenler suç olgusunu,insanlardaki yasa dışı duyguların yasalara olan sorumluluk bilincine veya yasalardan korkmaya ağır basması hali olarak tanımlıyorlar. Dolayısıyla bu tanıma göre insan niçin suç işler ? Yapmak istediği suç olan eyleme yönelik arzusu yasalardan korkmaya ağır bastığı zaman. Peki insan arzusu ne zaman kişinin başını derde sokacak kadar insan duygusunu manipüle edebilir ? Bu sorunun çok cevabı olsa da ilk olarak söylenmesi gereken uyuşturucu ve sarhoşluk veren alkol tüketimidir.

 

Bugün ofisime gelir gelmez telefon çaldı ve gardiyanlar, bir mahkumun kuzeni vefat ettiği için beni görmek istediğini söyledi. Cinayet suçundan dolayı 2007 yılından beri duvarların ardında olan müslüman bu mahkum göz yaşlarını tutamıyor ve ağlıyordu. Önce teskin etmeye çalıştıktan sonra aramızda şöyle bir konuşma geçti.

 

- Kuzenin kaç yaşındaydı?

- 43 yasındaydı.

- Müslümanmıydı?

- Hayır.İçimi acıtan şeylerden biri de bu. Ona dua dahi edemiyorum.

- Unutma ki Rabbimiz insanlığın her ferdini bizim onları sevdiğimizden daha çok sever.

- Elim kolum bağlı. Cenazesine dahi gidemiyorum. Ah bir bilsen bu ne kadar acı bir durum !

- Bunu ben senin gibi bilemem tabii. Bizde bir deyim vardır ateş düştüğü yeri yakar. Lakin bu acıyı hisseden yüzlerce insanın acısına şahit oldum.

- Biliyormusun ne düşünüyorum? Bu aslında bana ibret.

- Nasıl ibret olarak bakıyorsun mesela?

- Çünki kuzenim aşırı derece uyuşturucu kullanmaktan dolayı vefat etmiş. Ben ise aşırı doz uyuşturucu kullandığım ve sattığım için başım derde girmiş ve iki kişinin canını almıştım. Şimdi onların acısını daha iyi anlıyorum.

- Biliyormusun dostum, şu senin söylediğin çok mühim. İnsanları uyuşturucudan vazgeçirmek için yıllarca özel eğitim alan insanlar var. Bu konuda doktora yapmış bir akademisyen senin kadar tesirli olamaz insanları uyuşturucudan vazgeçirme noktasında.

- İçimi biraz rahatlattın.

- Bunun için demedim. Biraz önce dedin ya sen bilemezsin duvarların ardında bir yakınını kaybetmek nedir ? diye. Evet ben bilmemem. Yüreği olan, insanı seven ve 15 yıldır insanlara bu konuda teselli veren bir kişi olarak o acıyı senin kadar bilemem. Lakin bir uzman da uyuşturucunun ne bela bir şey olduğunu senin kadar bilemez.

- Bilemez mi gerçekten?

- Teorik olarak bilir. Lakin senin kadar müessir olamaz. Zira söz hatibin neresinden çıkarsa muhatabın oarasına isabet eder. Senin şimdi yüreğin yanıyor. Suyun H2O olduğunu bilen suyu onu içen gibi bilemez.

- O benim sadece kuzenim değil. Arkadaşımdı ben 45 yaşndayım o 43 yaşındaydı. Beraber büyüdük. Annemin kız kardesi'nin kızıydı.

- İnsanın yakınını kaybetmesi çok acı.

- Bana nasihatte bulunurmuşun? Ne yapmalıyım?

- Dedim ya artık sen ilim sahibi oldun. İlminle amel et. Hayatını uyuşturucuya karşı mücadele vermeye ada. Düşünsene belki yüzlerce insanı vazgeçireceksin.

- Evet ö yle yapacağım.

- Uyuşuturucu satımı dünyanın her yerinde suçluların gözünde en hafif suç gibi görülür. Mesela bir cinsel suçluyla burda mahkumlar konuşmuyorlar. Oysa ki tüm suçların anasıdır uyuşturucu kullanımı nebevi dilde.Basit bir trafik kazasından, cinayete kadar. Zira uyuşturucu insana suç işleme noktasında cesaret verir.

- Bunu biliyordum ama şimdi senin de anlatmanla daha iyi anladım.

- Aslında ben anlatmadım. Rabbim anlattı sana. Zira bizde yaşadığımız hadisat Allah’ın ayetidir. Ayet sadece kitabımızda değil hayatımız içindedir de.

- Evet haklısın.

- Bundan sonra yapacağımız en iyi şey tövbe etmektir. Her ceza kendi cinsinden olduğu gibi her günah ta kendi cinsinden tövbeyi gerektirir. Tövbe istiğfardan farklıdır.

- Evet bunu bir hutbende anlatmıştın. İstiğfar sadece dil ile tövbe ise fiillerimizle.

- Evet iyi hatırladın. Allah razı olsun. Peki şimdi nasıl tövbe edeceksin?

- Kendimi uyuşturucuya karşı mücadele etme yoluna adayarak.

- Rabbim den bunun için sana dua edeceğim. Dur sana gitmeden gönlüne teselli olsun diye Kur’an okuyayım.

- Çok iyi geldi Allah sana mükafat versin.

 - Amin

- Hangi sureyi okuduğunu öğrenebilirmiyim?

- Bakara suresinin ilk iki sayfası.

- Arapça okuyamıyorum bana latincesini yazarmısın?

- Daha çok anlamı üzerinde çalış. Arapçasını da öğrenmene yardımcı olurum derslere gelirsen. Ama istersen latincesini de gönderiririm.

- Teşekkür ederim.

- Bu arada bir ihtiyacın olursa bana yazmayı unutma.

- Yazacağım.

- Selamün aleyküm

- Aleyküm selam

 

Şair ne güzel der : Bir dağ ne kadar ulu olsa bir kenarı yol olur / Buna bayram günü derler dostla düşman bir olur.

 

İnsan cinayet irtikap ettiği için mahkum dahi olsa her bir Adem evladının sızlayan bir vicdanı, titreyen bir yüreği ve akıtacak göz yaşı olabiliyor. Madem ki vicdan var öyleyse umut var. O insanın içindeki gizli bir rehber zira.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.