Yargıtay'ın bildirisiz tek bir günü geçmesin…

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, diyor ki: “Bildirinin arkasındayız. Bizim açıklamalarımız tamamen hukuksal ve kurumsal çerçevede olur. Eğer bu alanlarda ihtiyaç olursa görüşlerimizi yine açıklarız.” (Dünkü Milliyet)

* * *

Gerçeker, Şemdinli davasında sanık astsubaylara verilen hapis cezasını bozan kararın altında imzası olan 9. Ceza Dairesi'nin başkanı iken…

Geçen Şubat'ta Yargıtay Başkanlığı'na seçilmişti.

Göreve geldikten kısa bir süre sonra gazetecilere aynen şunları söylüyordu:

“Hakimlerin başka kurumlarla ilişki kurmuş kişiler gibi, politikacılar gibi konuşmaması gerekir. Bir şeyi çok söylerseniz sözünüzün değeri düşer!” (Vatan, 21 Şubat'08)

Aynı sohbette Yargıtay Başkanı'na “Türkiye'de bir rejim tehlikesi görüyor musunuz?” diye sorulmuş; Gerçeker şu cevabı vermişti:

“Böyle bir şey söylemem mümkün değil. Birey olarak da, Yargıtay Başkanı olarak da rejim tehlikesi var diyemem…”

* * *

Şubat'ta bunları söyleyen Yargıtay Başkanı, Mayıs'ta “Y-Muhtıra”nın lokomotifi oluveriyordu…

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisi “Eski Statüko” hesabına yapılan bir çıkıştı…

Gerçeker, bu kadar kısa bir süre içinde yüz seksen derecelik bir dönüş yaptığına göre, “İyi Saatte Olsunlar” cenahından bir telkin mi almıştı, acaba?

Hatırlarsanız, Mumcu ve Ağar'ın 367 konusundaki görüşleri Çankaya oylamasına az bir zaman kala birdenbire değişivermişti…

Baykal da önceleri “Kanadoğlu Prodüksiyon” antetli “367 Şartı”na itibar etmiyordu. Ne var ki, CHP fazla vakit geçmeden “367'nin en hızlı savunucusu” haline gelivermiş, Çankaya oylamasını uçarcasına Anayasa Mahkemesi'ne götürmüştü…

Sonuçta ne mi olmuştu?

“367 Hurafesi” adlı “korkutmaca” filminde rol alan aktörler de; filmin gizli yapımcısı “İyi Saatte Olsunlar” firması da kaybetmişti!

* * *

Yargıtay Başkanı Gerçeker, Fikret Bila'ya şöyle diyor:

“Biz görüşlerimizi niye açıkladık? Bir yargı reformu strateji belgesi söz konusu. Bu belgede öngörülen bazı düzenlemelerin yargı bağımsızlığıyla çeliştiğini gördüğümüz için açıklama yaptık. Görüşlerimizin arkasındayız.”

“Y-Muhtıra” ne kadar da masummuş, öyle!

Yerseniz, tabii…

Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ve kapatma davasıyla ilgili kararlarını etkilemek için “gardınızı alan” bir bildiri yayınlayacaksınız; Milli İrade'yi küçümseyen, yasama organını itham eden ifadelere yer veren bir metne imza atacaksınız; Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın “olumlu tablo” çizen sözlerini bloke edebilmek için “güç gösterisi” yapacaksınız…

Sonra da tutup “yargı reformu strateji belgesi ekseninde bir açıklama yaptık” falan diyeceksiniz…

Kimse yutmaz, bu numaraları…

Yargıtay Başkanlar Kurulu, 365 gün bildiri de yayınlasa…

Türkiye'nin “yeni yolu”na taş koymayı başaramaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar