Yarınım, Dünümdür!..

Hayat anlar zincirinden oluşan bir dizge gibi aslında…

 

Bugün yaşadığımız yorgunluklar, yılgınlıklar dün hamallığını ettiğimiz yüklerin bir sonucu. Yükün ne kadarını hangi zamanda nereye bırakacağımızı bilip tayin edemediğimizden kendimizi amansız yorgunlukların girdabına yuvarlıyoruz.

Suçu başkasında aramaya kalkmamalı… Kabahat tamamıyla kendimize ait…

Bizim algımız, bizim hülyalarımızdır dünden bugüne ve ardından yarına taşıdığımız…

Bu sebeple suçluyu değil gelin masumiyeti arayalım. Onun içindeki hakikat ışığına talip olalım.

Beni seven yok, DÜN sevgi ekmemişsin demek!

Rahat yüzü görmüyorum, DÜN yorulup emek çekmediğindendir!

Bir dost bulamadım gün akşam oldu, DÜN dost yüzüne bakmayışının neticesi!

Elimde avucumda bir şey yok, DÜN her eline geçeni savurmuştun, unuttun mu?

Etrafım, akrabalarım, arkadaşlarımın hiçbiri kapımı çalmıyor, DÜN çalınan kapılara buyur edilmeyişlerinin acıklı bir sonu!

Yarenler, dostlar, işte hayat böyledir.

Yarınımızda ne olmasını istiyorsak bugünümüz, hatta dünümüz buna akortlu olmalı.

Sevilmek isteyen sevmeli, vefa bekleyen dost biriktirmeli.

Yarınımın aslında dünümden oluştuğunu unutmamalıdır. Yarında ne varsa dünün mirası, bugünün geriye bıraktıklarıdır.

Bugün yaşanan acılar, kahırlar dünün bugün üzerinden yarına attığı tohumların bir acı ve acıklı sonucudur.

Atalarımızın bilgece formüle ettikleri gibidir hayat! Biçtiğimiz ektiğimizden başkası değildir.

İşte bu sebeple başkalarını hedefe koymaktan vazgeçelim. Hedefe doğmaz iştihalarımızı, sönmeyen hırslarımız, dinmeyen arzularımı, teskin edilip sönmeyen öfkelerimizi hedefe koyalım.

Koyalım ki, vurabilelim.

Koyalım ki, bu illetlerden kurtulabilelim.

Cennet gibi baharlarda yaşamak için acılar içinde kıvranıyor olsak da yarınımıza papatya tebessümleri göndermeliyiz.

Yarınsız bir anlayıştan gününü gün eden bir aymazlıktan çıkmanın vaktidir.

Bayram yarın edebilmek için bugünden, savm etmeli, imsak etmeli, iftar etmeli.

Yüce kitabımıza ruhumuza rehber etmeliyiz.

Sevgi pusulamız olmalı ki, aşkın yemişini derebilelim…

Dervişane kabullenişler içine girmeliyiz ki, rıza lokmasına erelim.

Varlık zannından kurtulmalıyız ki, tevazunun hazzına varalım.

Unutmayalım; yarınımız dünümüzdür!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum