560. Yıldönümünde Fetih Şuuru ve Gönüllerin Fethi

Bugün İstanbul'un Fethi'nin 560. Yıldönümü.

Fetih kutlamaları yıllardır yapıldığı halde, sekteye uğradığı dönemler de olmuştur. Mesela; Adnan Menderes döneminde kutlanan İstanbul’un Fethi, 27 Mayıs 1960 müdahalesinde yasaklanmıştır.

Bugün de İstanbul’un çeşitli yerlerinde kutlamalar yapılıyor ve fetih şuuru canlı tutulmaya çalışılıyor.

Fetih programına katılan izcilerimizin faaliyetleri, fetih erleri için okunan hatimler, Fetih Sureleri ve Fatihalar ile yapılan diğer gösteriler ecdadımıza duyulan muhabbetin bir tezâhürü...

İstanbul Boğazı’na yapılacak üçüncü boğaz köprüsünün temelinin bugün atılması da çok anlamlı.

Boğazdaki ikinci köprünün adının Fatih Sultan Mehmed olması da o günlerde güzel düşünülmüş, hatta Rumeli Hisarı’nın üzerinde kurulması planlanan köprü, tarihi doku konusunda hassas olan kişilerin girişimiyle bugünkü yerine alınmıştı.

Gönüllerimiz yeni fetihler, beldelerimiz yeni fatihler bekliyor.
Gönüllerin fethedilmesi, peşinden beldelerin fethini getirir. Kimi zaman yöneticiler istemese de halk fethi arzular.

Zulümden canı yanmış olan Kostantiniyye ahalisi, adalet gelsin diye Osmanlı sarığını kardinal külahına tercih ettiler. Fetih sonrası; Peygamberimizin "güzel" diye vasıflandırdığı komutan ve askerleri sevgiyle karşılayan halk, mazlumun hakkının yerde kalmayacağı yeni bir düzen geleceğini biliyordu.

Kostantiniyye'nin fethini müjdeleyen Gönüller Fatihi Kutlu Peygamber, âdil bir yönetimin örneğini bizzat göstermişti.

Ashâb-ı kirâm zamanından beri defalarca muhasara edilmiş olan İstanbul’un fethi için kimler yola düşmedi ki...

Kıbrıs’ın fethine katılıp gâzi olan sahâbe-i kirâmdan bazılarını İstanbul surları önlerinde de görmekteyiz. Onlardan kimileri şehâdet şerbetini içerek İstanbulumuzu şereflendirirlerken kimileri de gâziliklerine gâzilik katarak geri döndüler.

Bu kutlu fetih, gençlik hazinesini çok iyi değerlendirmiş olan Sultan Mehmed ile "Ölürsem şehid, kalırsam gâzi" anlayışıyla mücadele eden kahraman ordusuna nasip olmuştu.

Fethin manevi komutanı Akşemseddin Hazretleri, genç sultanı tavsiye ve dualarıyla teşvik ederek kuşatma esnasındaki manevi zaafları bertaraf etmiş, fetihde ümitsizliğe yer olmadığını göstermişti.

Müslümanların fetihdeki asıl gayeleri toprakları fethetmek değil, Allah'ın dinini tebliğ edecekleri gönülleri fethetmektir. Fetih; insanları Yüce Yaratıcısından uzaklaştıran engelleri kaldırma gayreti, insanların gönüllerindeki küfür kalelerini yıkma faaliyetidir. Bundan dolayıdır ki Kostantinopol halkı, Osmanlı idaresini kurtuluş olarak görmüşlerdi.,

İstanbul’un Fethi’ni iyi anlamak ve ondan ders almak gerekir.

Kostantiniyye işgal edilmemiş, zulüm ortadan kaldırılarak fetih kelimesinin anlamına uygun olarak hem gönüller, hem de şehir inşa edilmiştir.

İnanıyorsak güçlüyüz.

Fethin temelinde iman, sabır, dua, zikir ve lidere itaat vardır.  Gençlerimiz bu meziyetlerle donanmalı, ecdadını iyi tanımalıdır.

Günümüzün fatihleri, gönüller fethetmeye talip olurken sadece dedelerinin zaferleriyle övünmekle kalmamalı; iman, ilim ve aşk merkezli çalışmalara imza atmalıdırlar.

Fetih, sadece bir program olarak değerlendirilip yalnız bir güne hasredilecek birşey değildir.

Ne mutlu fetih sevdasıyla yanıp kendini fethe adayanlara...

İstanbul'un Fethi’nin 560. yıldönümü vesilesiyle Efendimiz’in müjdesine nâil olan  Hünkâr Fatih Muhammed Han'a, fethin manevi liderlerine ve  niˈme’l-ceyş olan şanlı ordusuna selâm olsun.

“Fetih aşkıyla yandı gönüller.
 Dillerde tekbîr, Allâhü ekber.”

Hayatımızı fetih şuuruyla şekillendirebilmek temennisi ile bu güzel vatanın fethine vesile olan kahraman ecdadımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

 
Ahmet Semih Torun - Habername

asemihtorun@gmail.com
ahmedsemihtorun@yandex.com
www.twitter.com/ahmetsemihtorun
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum