Afrika’da 1000 şehit adına 1000 su kuyusu

2017 yılı Kasım ayında Diyarbakır’daki PKK’lı teröristlere ait hücre evine düzenlenen operasyon sırasında 26 yaşındaki özel harekât polisi Ahmet Alp Taşdemir şehit oldu.

İzmir'in Selçuk ilçesinde imam olan babası İbrahim Taşdemir'e oğlunun şehadet haberi, görev yaptığı İsabey Camii'nde yetkililer tarafından verildi. Taşdemir, cuma namazı çıkışında vatandaşların taziyelerini kabul etti. Baba Taşdemir, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada: "Hiç şikâyetim yok. Rabbimizden gelen başım gözüm üstüne. Bizim ümmetimiz, milletimiz, vatanımız sağ olsun. Allah bu millete zeval vermesin. Siyonistlerle, kâfirlerle, haçlılarla cihat ederken benim oğlum şehit oldu, bundan şeref duyuyorum. Elhamdülillah Rabbim bize böyle bir makamı lütfetti. Şeref duyuyorum" dedi.

Bu sözler haber bültenlerinde, sosyal medya mecralarında yer aldı. Yüreği yaralı babanın mütevekkil ve metin duruşu milyonları derinden etkiledi.

Şehit babasının oğlunun tabutu başında söyledikleri de yürekleri dağlamıştı. O, “Oğlum doğduğunda Allah bana büyük bir lütufta bulunmuştu. Şimdi şehit babası oldum. Bu da Rabbimin ikinci lütfudur” diyordu.

Aradan üç yıl geçti. Deniz Feneri Derneği’nin üniversitelerde yürüttüğü Genç İyilik projesinin koordinatörü Ahmet Köse bir grup üniversite öğrencisi ile sohbet ederken birden Şehit Ahmet Alp Taşdemir’i ve babasının sözlerini hatırladı. Öğrencilere, “Şehidimiz için Afrika’da bir su kuyusu açtırmaya ne dersiniz?” diye sordu. Gençler hiç tereddütsüz kabul ettiler bu teklifi ve kendi aralarında topladıkları parayı Derneğin hesabına yatırdılar. Su kuyusunu en çabuk hangi ülkede açtırabiliriz diye araştırıldı. Somali’de açtırılacaktı. Öğrencilerin topladığı para bir su kuyusu açtırmaya yetmiyordu. Ama derneğe su kuyusu açılması şartıyla yatırılmış küçük meblağlar vardı. O paraların oluşturduğu havuzdan eksik kalan miktar tamamlandı. Su kuyusu Somali’de açıldı.

Şehit Ahmet Alp Taşdemir adına açılan su kuyusunun haberleri tüm medyaya servis edildi. Haber ajansları, internet siteleri, gazeteler, televizyonlar ve sosyal medya yoğun ilgi gösterdi bu habere.

Haberi sosyal medyada gören İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu hem şahsi hesabından hem de bakanlığın resmi hesabından bu haberi paylaştı. Haber milyonlara ulaşmıştı.

Ahmet Köse, şehidin babasını arayıp oğlu adına atılan bu güzel adımı duyurdu. Baba çok sevindi, dualar etti.

Deniz Feneri Yönetim Kurulu Bakan Soylu’nun habere gösterdiği ilgiyi dikkate alarak açılan kuyunun fotoğrafını çerçeveletip özel bir ziyaretle kendisine takdim etmeyi kararlaştırdı.

Bakan Beyden randevu alındı. Ankara’ya gitmek için hazırlıklar yürütülürken Yönetim Kurulunda bir proje fikri doğdu. “Afrika’da 1000 şehidimiz adına 1000 su kuyusu” açalım denildi. Şehitlerimizin adları Afrika’da yaşatılsın, kara kıtanın güzel yürekli mazlumlarının duaları da şehitlerimize ve bağışçılarımıza ulaşsın istenmişti.

Bu fikir ittifakla kabul edildi. Proje dosyası oluşturuldu. Ankara’ya giden heyet Bakan Soylu’ya hem su kuyusunun fotoğrafını bir çerçeve halinde takdim etti hem de yeni doğan projeyi gündeme getirerek, “Sizce de uygunsa bu projeyi İçişleri Bakanlığımızla birlikte yürütelim” teklifi yapıldı.

Soylu teklifi canla başla kabul ettiği gibi, “Dernek merkezinde bir tören düzenleyin. Ben bizzat katılmak isterim. Hem işbirliği protokolü imzalayalım hem de projeyi duyurup başlatalım” dedi.

Hazırlıklar hızla tamamlandı. 10 Temmuz 2020 Cuma günü Deniz Feneri Derneği Genel Merkezinde gerçekleştirilen törene İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Sayın Ali Yerlikaya, bağışçılar, gönüllüler ve çok özel davetli katıldı.

Programa, Şehit Kaymakam M. Fatih Safitürk’ün babası Asım Safitürk ve Şehit Polis Ahmet Alp Taşdemir’in babası İbrahim Taşdemir Hocalar da iştirak ederek manevi destekte bulundular.

Programda, duygu yönü güçlü konuşmalar yapıldı. İki yıl içerisinde tamamlanması planlanan proje kapsamında 1000 su kuyusu açılması hedefleniyordu. Hedeflenen 1000 su kuyusundan 500’ünü programda hazır bulunan bağışçılar taahhüt etti. Daha başlarken hedefin yarısına varılmıştı. Geriye yeni hayırseverlerin projeden haberdar edilmesi ve bu hayırlı çalışmada onların da katkısının bulunmasına vesile olmak kalıyordu.

Şehit Ahmet Alp Taşdemir, 1000 su kuyusunun açılmasına ve on binlerce Afrika insanının temiz suya kavuşmasına vesile olacaktı.

Peki, kimdi Ahmet Alp Taşdemir? Merak edip hikâyenin detaylarını araştırdım.

İşte baba İbrahim Taşdemir’in ağzından bu sorunun cevabı;

Ahmet Alp, 1991 doğumlu. İlk evladım. Manisa Salihli’de dünyaya geldi. Rabbim onun doğumu ile bizi şereflendirdi. Ben hep dua ederdim, “Ya Rabbim. İnşallah alim bir insan olsun. İnsanlara davet anlamında hizmet etsin. Çok yüksek yerlere gelsin. Büyük İslam alimi olsun” diye. Rabbim böyle bir evlat lütfetti. Tabi, oğlum küçükken ben bir hata ettim. 1 yaşlarındayken, bir gün o evde oynuyordu, ben de “Peygamberler Tarihi” diye bir kitap okuyordum. İbrahim Peygamberin, Hazreti İsmail’i kurban etme hadisesini okuyunca, gençliğin de verdiği acemilikle, kendimizi bir şey zannetmişiz ki, İbrahim Peygamberin gösterdiği teslimiyeti sanki gösterebileceğimizi zannetmişiz ki, kendi kendime “Öyle bir imanım var ki, Rabbim bir gün evladımı alsa şükrederim. İsyan etmem ben de evladımı veririm” gibi şeyler söyledim gözyaşları eşliğinde. Bu acemilikten kaynaklanıyordu tabi. Daha sonra bu olayı hiç unutamadım, zihnime kazındı. Daha sonraki yıllar çocuğumuz büyüdü. Elhamdülillah kayınpederim çok müttaki, alim bir insan, aynı zamanda Ahmet Alp’in annesi de dini eğitim almış, hanımefendi bir insan. Onların Ahmet Alp’in kişiliğinde, ahlakının oluşmasında çok büyük katkısı var. Oğlumuz büyüdü. Salihli’de ilkokulu, ortaokulu, liseyi bitirdi. Daha sonra da Polis Meslek Yüksekokulu’na gitti.

 

Oğlum birçok şeye kendisi karar verirdi. Biz sonradan öğrenirdik. Özel Harekat kursuna gitmiş. 4 tane evladım var. Onlara iman, ahlak noktasında güzel bir yön verdiğimizi düşünüyorum, Elhamdülillah. Yavrularıma hep şunu söylerim: “Allah ve Resulünün razı olmadığı şeylerden ben de razı olmam. Beni utandıracak şeyleri asla yapmayın. Evimde namaz kılmayan insan düşünemiyorum.” Elhamdüllilah hepsi 5 vakit namazında, mükemmel çocuklar. Rabbim herkese öyle evlatlar nasip etsin. Birini Allah’a gönderdim, o da bana bir yetim bıraktı. Şimdi 2 oğlum, bir kızım, bir de yetimim var. Prensip olarak namaz kılan ahlaklı bir evladın seçimleri konusunda serbest olması gerektiğini düşünüyorum. O nedenle oğlumun polisliği ve özel harekatı tercih etmesine saygı duyduk, şeref duyduk. O da başarılı oldu. Diyarbakır’a atandı. 4 yıllık görevini orada bitirdi. Buraya gelecekti artık. İzmir’e tayini çıkmış. Yine bizim haberimiz yokken ibka yapmış yani orada kalmak için dilekçe vermiş.

 

Evet. Bana telefon etti. “Baba ben ibka yaptım” dedi. “İbka ne oğlum” diye sordum. Daha önce tayininin İzmir’e çıkabileceğini söylemişti. Çıkmış, Diyarbakır’da kalmaya karar vermiş. Sebebini sorunca, “Benim şehit olan arkadaşlarım var. Onların kanı yerde kalmamalı” dedi. Ben de “Oğlum ben senin kararlarını severim” dedim. Cihat şuuru ile çalışıyordu benim oğlum. Şu bir gerçek ki, bugün Türkiye’mizi karıştırmaya çalışan bütün terör örgütleri kâfirlerin birer maşasıdır. PKK, DHKPC, FETÖ… bunların hepsi kafirlerin birer maşası. Amaçları İslam’ı yeryüzünden kaldırmak, İslam’ın itikadını ahlakını, Anadolu’nun mayasını bozmak, bu coğrafyadan bizi söküp atmak… Ben zaten evlatlarımı yetiştirirken bunları hep söylüyorum. Bizim değerlerimize uygun kitaplar okuması için yönlendirdik. Çocuklarımız böyle yetiştiği için Allah’a hamdolsun.

Özel harekâta başladığı ilk yıllarda, görev yaparken bir gün telefonla görüştüm. “Oğlum nasıl işlerin yolunda mı” dedim. Sonra birden aklıma geldi. “Oğlum operasyonlara giderken abdest almayı unutmuyorsun değil mi? Abdestsiz gitme sakın” dedim. Güldü, “Babacım ben zaten abdestsiz evden çıkmıyorum ki” dedi. Ben tabi buna müthiş memnun oldum. Daha sonra oğlumun vefatının 3. gününde beni bir arkadaşı aradı. Daha önce beraber görev yapmışlar, sonra Kıbrıs’a tayin olmuş. “İbrahim amca ben Ahmet Alp’in arkadaşıyım. Sizi tebrik ediyorum nasıl bir evlat yetiştirmişsiniz. Senin oğlun dünyalar iyisi bir insandı. Hataları görmezden gelir, telafi ederdi. Hep alttan alırdı. Ağırbaşlı, efendi bir insandı” dedi. Gerçekten de öyleydi. Muhammedi bir ahlaka sahipti. Hiç kimseyi kırmaz, incitmezdi. Sonra dedi ki “İbrahim amca senin oğlunun çok güzel bir meziyeti vardı. Bizi geceleri teheccüde kaldırırdı. Gece saat 2’de, 3’te beraber namaz kılardık. Ben Ahmet’i çok seviyorum” dedi. Tabi böylece oğlumun yıllar önce bana söylediği, abdestsiz evden çıkmıyorum sözünü arkadaşının söyledikleri teyit etmiş oldu. Böyle bir evladın babası olmak… Elhamdülillah. Ben nasıl mutlu olmayayım ki! Nasıl şeref duymayayım!

….

Allah İbrahim Taşdemir Hoca’ya ve ailesine sabırlar versin. Ahmet Alp’e ve diğer bütün şehitlerimize rahmet diliyorum.

(Afrika’da 1000 şehit adına 1000 su kuyusu açılmaya başlandı. Taahhütler gerçekleştikçe ve yeni bağışlar geldikçe yeni kuyular açılmaya devam ediyor. Şehit isimlerini İçişleri Bakanlığı yetkilileri belirliyor. Dernek yetkilileri kuyu bağışları arttıkça bakanlıktan yeni isimler talep ediyor.)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum