Aktütün'de Şehid Olmak ya da Paşa Olmanın Hazzı..!

Aktütün'de Şehid Olmak ya da Paşa Olmanın Hazzı..!

 

Sen hiç bilir misin evlad acısının ne olduğunu? Ölçebilir misin milyon dolarla bir evladının kolunu? Hayır ölçemezsin..! Bilemezsin bir şehid için akıtılan gözyaşlarını. Bilemezsin sen anaların bağırlarına nasıl taş bastığını.

 

Şehid anaları ya da babaları bilmezler golf nedir diye? Öyle golf sopasıyla deliklere topların geçeceğini nerden bilirler? Hayatlarında belki golf kelimesini bile duymamışlardır. onlar sadece vatanı için evlad yetiştirmenin çabasındalar.

 

Ama omzu ağır paşalarımız kılını kıpırdatmadan ellerinde golf sopalarıyla topu atacak delik ararlar.

 

Bizim askerlerimiz de kurşun atacak yer...

 

Omzu ağır paşalarımız nerelere golf sahaları yapabiliriz telaşındalar.

 

Bizim askerlerimiz de nerelerde mevzileneceğimizin...

 

İşte o Paşa denen muhterem (!) asker büyüğümüze soruyorum;

 

Paşam!;  Analar,  ciğerparelerini büyütmek ve bu vatana hizmet etmek için her türlü fedakârlığı yaparken sen nerelerdeydin?

 

Paşam!; şehid anaları oğlum vatana helal olsun derken sen oğlunu vatan için feda edebiliyor musun?

 

Paşam!; askerlerinin biri çatışmadan kaçsa ne yapardınız? Hemen askeri mahkemeye yollardınız değil mi?

 

Paşam!; siz golf sahalarında cirit atarken askerlerin dağ taş demeden karış karış pisliklerin peşinden dolaşmasından vicdanen rahat mısın?

 

Paşam!; halkımızın bir kısmı açlıkla mücadele halindeyken nasıl olur da devasa büyüklükte golf sahaları yaptırabilirsiniz?

 

Paşam!; şehid yakınlarını teselli etmek için burnunuzun dibindeki şehid evine gitmeyerek, vicdanen hiç rahatsızlık duydunuz mu?

 

Paşam!; şehidlerin ekserisi eratlardan, uzmanlardan oluyor da niçin subaylardan astsubaylardan olmuyor?

 

Paşam!; eğer vicdanınız varsa üzerinizdeki kıyafetleri çıkartmayı hiç düşündünüz mü?

 

Paşam!; artık elinizi vicdanınıza koyun da ya asker gibi yaşayın ya da bu kutsal meslekten emekliliğinizi isteyin.

İşte o zaman bol bol golf mu oynarsınız, herhangi bir kaymaklı bir şirkette danışmanlık mı yaparsınız, bilemem ama bu Türk halkı o zaman sizden hesap sormaz…

 

Paşam! bu Türk milleti ciğerparelerini askere yollarken tüm kodamanlarımız (!), bazı siyasetçilerimiz, bazı büyük işadamlarımız, bazı medyatik insanlarımız yani kısacası çoğunluğa hükmeden halktan uzak azınlığımız paralarını har vurup harman savururken onlar vatanına vergisini kuruşuna kadar ödeyerek ciğerpareleri rahat askerlik yapmaları için güzel karakollar yapılsın, gelişmiş silahlar kullanılsın istiyorlar.

 

Ama bunlar acaba kendi yetiştirdikleri evladlarını, ciğerparelerini acaba Aktütün Karakolu'na, Gabar Dağı'na, Çukurca'ya  gönderecek kadar cesaretleri var mı?

 

Onlar, bu ciğerparelerini oralara göndermekten ne kadar imtina etseler de İsveç'in, İsviçre'nin o turistik dağlarına göndermek için birbirleriyle savaşırlar. Düşünmezler Aktütün Karakolu'nda toplam kaç şehid verdiğimizi. Düşünmezler ailelerinden uzak, binbir çilelerle askerliğin nasıl geçtiğini. Çünkü onlar ve ciğerpareleri en güzel yerde askerlik ya yapmışlardır ya da hiç yapmamışlardır. Onların paraları her zaman her yerde geçerler. Yeri gelir yurtdışına giderler askerlikten kaçmak için.

 

Bu millet onlarca, yüzlerce, binlerce ciğerparelerini güneydoğu karakollarında şehid olarak verirken acısını bağrına gömerler ama bu kodamancıklar bir evladını vatan için, öyle tehlikeli yerlere yollayamazlar.

 

Bazen millet gözünü açıyor ama cılız sesler duyuluyor. Uyanmalı artık bu millet. Niçin hep kendilerinden veriyorlar?

 

Elbet bir gün çark tersine de dönebilir. Bu vefakâr millet ciğerparelerini şehid verirken bu mutlu azınlık da kendi çocukları bilmem ne yolunda ölüp gidebilirler. 

 

Allah sonumuzu hayırlı eylesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
14 Yorum