Avrupa´da genç olmak kolay değil

Aksini iddia edenler buyursun. Çünkü cidden şu asırda, hele hele Avrupa´da genç olmak hiçte kolay değil. Bunu açıklamaya çalışacağım:

Avrupa serüvenimiz bundan yaklaşık elli yıl öncesi başlamış. Almanya´ya sırf para depolayıp, daha sonra tekrar özvatanlarına dönmek için gelen vatandaşlarımız vardı. Bunu bir başka yazımda zaten kaleme almıştım. Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum. Niyetlerde “dönmek” olunca, maalesef eğitime hiç önem verilmemiş. Verilmemeyişinin de tabii ki sebebleri varmış. Maddi imkansızlık, dil eksikliği gibi…

Ve o nesiller eğitimden mahrum kalmış. Hakkıyla eğitim görmemiş, dolayısıyla diğer nesillere bunu aktaramamış. Fakat günümüzde ise burada doğup büyümüş yeni bir nesil var. Ve bu nesilde yetişen bir gençlik. Şimdi bu gençliği analiz etmeye çalışalım.

Dini hayattan uzak duran bir gençlik! imkanları olduğu halde elinde avucunda diploması veya mesleği olmayan gençlik!. Eğitime değer vermeyen, eğitimin değerini ailesinden yeterince öğrenemeyen gençlik!. Ve her ne kadar bu asırda dini yaşamak kolaylaşmış olsa da, çeşitli sorunlarla boğuşuyor Avrupalı gençlik. Nefsi tahrik eden eğlenceler ve hazır lezzetler, tatlı bir bal hükmünde sunuluyor. Yanılıyor muyum?

Gençler için hazırlanan tuzakları görmeyen ebevynler!. Ya da bile bile yavrularını ateşe atan aileler. Heveslerin ve heyecanın zirveye tırmandığı bir sürectir genclik.

Gençleri nasıl yaparızda uçurumdan aşağıya itikleriz diye, harıl harıl düşünen maddeciler!. Haksız mıyım? Araba modeli, gömlek markası ve beden ölçüsü ile değerlendirildiği bir zamandı yaşanan. Gençlere zemin hazırlanıyordu. Hazırlandı. Ve hazırlanmakta. Neydi onlar için gençlik. En lüksünden bir cep telefonu sahibi olmak. O disko senin bu disko benim demekti. Okulu ekmekti çoğu zaman. Camiler tabuydu onlar için. Orası yaşlılar ibadethanesiydi. Ne işimiz olur bizim orada demekti. İşte bu yüzden çok zordu genç olmak. Acaba hiç mi genç olmasak?

O zaman sizleri Zafer dergisinde yayımlanan şu veciz satırlarla başbaşa bırakıyor ve sizi Rahman olan Allah (c.c.)´ya emanet ediyorum.

„…Ahir zamanda genç olmak zor biliyorum. Ahir zamanda mü’min genç olmanın daha kolay olmadığını da biliyorum. Ama doğuda batıda yaşanıp nazarımıza ilişen böylesi milyonlarca örnek bize ‘zor’ olanın ‘imkânsız’ da olmadığını açıkça gösteriyor. Bin türlü engeli aşıp hakikati bulabilmiş her bir gence ‘ahirzaman evliyası’ gözüyle bakalım istiyorum. Zira ahir zamanda genç olmak ateşler içinde olmaktır. Ahir zamanda mü’min genç olmak ateşler içinde yanmamaktır. Ahirzamanda mü’min genç ateşler içinde İbrahim misalidir açıkçası. Firavun sarayındaki Musa çağın Züleyha’ları karşısında Yusuf misalidir. Ve ateşler içinde İbrahim’i yakmayan Firavun sarayında Musa’yı saptırmayan Züleyha karşısında Yusuf’u kandırmayan sırra erildiğinde ahir zamanda mü’min genç olmanın yolu elbette görülecektir.“






Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum