Beratını Alanlardan Eyle Bizi...

Berat (Berâet); "günahtan, suçtan kurtulup arınma, temize çıkma, yükümlülükten kurtulma ve aklanma" anlamlarına gelir. Mahkeme tarafından suçsuz bulunanlara da "berat etti" denilmektedir.

Rütbe, nişan, memuriyet, maaş ve çeşitli vazifeler için verilen ve üzerinde padişahın tuğrası bulunan resmi yazılara da berat adı verilmektedir. Berat Gecesi (Leyle-i Berâet); Şaˈban ayının on beşine rastlayan ve Kur’ân-ı Kerîm'in Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına toptan indirildiği bir gecedir. Duhan Suresi'nin üçüncü ayetinde bildirilen "mübârek gece"nin, Berat Gecesi olduğu hakkında bazı alimler fikir beyan etmişlerdir.

Yüce Yaratıcı'nın "Yok mu bağışlanmak isteyen, affedeyim, yok mu derdi olan, derman vereyim, yok mu rızık isteyen, rızık vereyim!.." diye nidâ edip kullarını bağışlayarak onlara berat verdiği bu gece (15 Temmuz 2011 Cuma gününü cumartesiye bağlayan gece), Müslümanlar tarafından kurtuluş gecesi sayılmaktadır. Berat Gecesi Mü’minler, Allah'tan bağışlanmalarını dilerler ve "Berâtını sağ eline alanlardan eyle bizi!.." diyerek Allâh ü Teâlâ'ya yalvarırlar.

Manevi fırsatları tam olarak değerlendirmek isteyen Müslümanlar ise kandilin günü olan cumartesi gününü oruçlu olarak geçirirler.

Günah yükünden kurtularak aklanmaya sebep olmasından dolayı Berat Gecesi'ne "Rahmet Gecesi" denildiği gibi verilen berattan dolayı da "Berat ve Sak (Belge) Gecesi" de denilmektedir

Taksim edilen rızıkların, tesbit edilen kazançların, takdir edilen ömürlerin, kısaca gelecek seneye ait olan muhasebenin, görevli meleklere bildirildiği bu gece, Müslümanlar da kendi manevi hesaplarını gözden geçirirler. Hata ve sevaplarını değerlendirerek kusurlarını anlarlar ve hayatlarında güzelliklerle dolu yepyeni ve bembeyaz bir sayfa açmaya karar verirler.

Peygamber Efendimiz; "büyücülük yapan, zinâ eden, içki içen ve ana-babaya âsi olanların"bu gecenin bereketinden istifade edemeyeceklerini bildirerek bu durumda olanların hemen tevbe etmelerini tavsiye etmişlerdir.

Kandil gecelerinin kıymetini iyi bilmeli, onun her ânını ibadet, dua ve zikirlerle değerlendirerek boşa geçirmemeliyiz. Bu gecelerde camilerde yapılan programlara katılmak, akşam, yatsı ve sabah namazlarını camide cemaatle kılmak, tesbih ve diğer namazlarla geceyi değerlendirmek çok önemli olup sevap kazanmaya vesiledir. Ancak bazı kardeşlerimizin kandil gecelerini, sadece "cami, cami dolaşarak" değerlendirmeye çalışmaları, vakit kaybına sebep olduğundan yanlış bir davranıştır.

Bizler Rabbimizi sevmeli, O'nun yolundan gitmeliyiz. Seven; sevdikçe sevgili olur. Cenâb-ı Hakk bir kulunu severse, Âhiret'e yarar işler yaptırır. O, dua edenleri, kendisine samimiyetle yalvararak af dileyenleri sever. Kalbin Allah'tan başka şeyleri sevmesi, onun kararıp paslanmasına sebep olur. Bundan dolayı gayemiz; Allah'ı sevmek ve O'nun sevgisini kazanmaya çalışmak olmalıdır.

Allah'ın rahmetinin sizinle olmasını, kalbinizin Allah'ın sevgisiyle dolmasını diler, bu mübârek gecenin bereketinden istifade ederek beratını alanlardan olmanızı Cenâb-ı Allah'tan niyâz ederim, kıymetli okurlarım.

 

Ahmet Semih Torun - Habername

asemihtorun@gmail.com 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum