Bahattin KARAGÖZ

Bahattin KARAGÖZ

GİDEN GİDENE

Yüklü deve geçti sudan,

Denk ıslandı, denge gitti!...

Fizan, Mısır, derken Sudan;
Ufuk renkten renge gitti!...
 
Ne kötürüm hâllerim var!
Kervân çekmez mallarım var!
Al ipekli şallarım var;
Kazandığım, cenge gitti!...

Avda, işte güyâ kurd/um;
Bir ahûya tuzak kurdum.
Yârim olur diye kurdum;
Bacı  nerde ? Yenge gitti!...
 
Yaralandım, berelendim;
Sargı deyip berelendim!
Sanıldım berber, elendim!
Pembe havlum ringe gitti!...
 
Âlem görsün neşir diye,
Duygum aktı "şir şir!" diye.
Benim sözüm şiir diye
Divân oldu, cönke gitti...
 
Tehlike sırf kefil için,
Zengin söver sefil için!
Köy harmanı, bir fil için
Tut ki Timur Lenk"e gitti!..
 
Kulak verdim her "höt zöt""e;
Çatlattılar öte öte!
Süt kabından, sütten öte
Güğüm kayıp, helke gitti...
 
Mermer sütun oya bana,
İzin verdim o yaban/a...
Oy başına, oy aba/na!...
Şehit  dizdim Hıyabana, 
Vatan kaldı, ülke gitti!...
 
Sen, kendini   dilâver bil!
Her belâya seferber bil!
"Sam" höykürse, azsa  "Erbil";
Yöre yitti, bölge gitti!...
 
 
Uyan ey Türk oğlu, uyan!
Elden olur ele uyan!
Her şey  şimdi daha  âyân:
Güneş battı, gölge gitti!...
 
......................................................
 
Erbabı için çok gereksiz notlar:
hıyaban:İki tarafı düzgün ağaçlıklı yol (Azerbaycan"daki Şehitler Hıyabanı"na atıf). höykürmek: Yüksek sesle bağırarak konuşmak. Sam: Sam Amca diye maruf ABD"nin simgesi. Erbil: Esasta Türk ve Türkmen şehri olan, Barzani"nin üslendiği  Kuzey Irak"taki malum şehir. dilaver: Yiğit, yürekli. helke:Yayvan su kabı. Güğüm: Su ısıtmaya yarayan ağız kısmı dar kapaklı bir su kabı. âyân: Açık, belli, net, seçilebilir...höt zöt: Sert, kötü davranış. cönk: Bir veya birden çok halk şairine ait şiirlerin derlendiği el yazması uzun defter. divan:1. Bir kişiye ait şiir derlemesi.2. Meclis.3. Sedir. Fizan: Büyük Sahra"da izbe bir yer (Cezayir, Tunus ve Libya"yı çağrıştırmak için kullanılmıştır). Sudan:1. Suyun içinden 2. Önemsiz 3. Kuzey Doğu Afrika"da müslümanların yaşadığı bir çöl memleketi.ahu: Ceylan, maral, güzel kız. bere: 1. Küçük yaralı zedelenme.2.Başa giyilen bir giyecek. denk:1.Eşit. 2. Yük hayvanlarının sırtındaki her bir tarafta yer alan eşit ağırlık. yüklü:1. Hamile, gebe. 2. Üstünde ağırlıklı eşya olan taşıyıcı.
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum