HAYATIM MI......KARİYERİM Mİ... TERCİH BENİM

HAYATIM  MI......KARİYERİM Mİ... TERCİH BENİM

3 yaşındaydım. Annem babam, büyük amcalar, teyzeler sordular: Büyüyünce ne olacaksın? .”

Anne, baba , oyuncakçı ....

7 yaşındaydım. Annem babam, amcalar, teyzeler sordular: “Büyüyünce ne olacaksın ?“

Doktor, öğretmen, itfaiyeci ......

13 yaşındaydım. Annem babam, amcalar, teyzeler sordular: “Büyüyünce ne olacaksın ?“

Astronot, Futbolcu, Şarkıcı.....

17 yaşındaydım. Annem babam sordular: “Hangi bölümü seçeceksin ?“

ÖSS puanından ne alırsam ....

24 yaşındaydım. Annem babam, amcalar, teyzeler sordular: Mezun olunca ne yapacaksın?”         

Mezun olunca nerde iş bulursam ......

35 yaşındaydım. Eşim, arkadaşlarım sordu “ İşlerin nasıl gidiyor ?” .BEN DE kendime sordum “İşim nasıl gidiyor ve gidecek ?”

Şu iş yerine girersem, şu firma ile anlaşma yaparsam, şu derneğe , partiye üye olursam......

45 yaşındaydım Eşim, arkadaşlarım sordu “İşler iyi mi ?” .BEN DE kendime sordum “ İşim iyi mi ve işimde daha neler yapabilirim ?“

İyi ya da kötü ama şunları şunları yaparsam......

55 yaşındaydım Eşim, arkadaşlarım sordu “Emeklilik ne zaman ve emeklilikte neler yapacaksın?  ” BEN DE kendime sordum “ Ne zaman emekli olacağım ve emekli olunca ne yapacağım ?”

Bilmem....

70 yaşındaydım. BU SEFER SADECE BEN KENDİME SORDUM “ Yaşamımda neler yapmışım, Hayatı mı yaşamışım mı ?”

İşime çok önem vermişim. Ailemi, kendimi .....

             Her yaşta gelecek ve işle ilgili çevrenin bize ve bizim kendimize sorduğumuz sorular Her yaşta bizim yaşımıza, gelişimize ve çevremize göre verdiğimiz cevaplar. Bizim cevaplarımız mı ; yoksa rekabetçi dünyanın bize sundukları ile “oluşturulmuş” ve bizim hap gibi yuttuğumuz  cevaplar mı?    

          “Oluşturulmuş cevaplar” kimliğimizde  erimiş ve  bizi yani benimizi ele geçirmiş mi? Bunu en güzel nasıl mı anlarız? Kendimizi nasıl tanımladığımızla ve tanıttığımızla anlarız. Kendimizi babamızın mesleği ya da adı ile, okuduğumuz okulla, kendi mesleğimizle ve çalıştığımız kurumla mı  tanımlıyor ve tanıtıyoruz ?   Örneğin ;  tekstilci veya doktor babanın ya da A şirketin sahibi olan Ahmet beyin oğlu veya kızı,  A  okulunda okuyan Ali veya Ayşe , Doktor, Öğretmen, Avukat Ayşe veya Ali,  B firmasında finans müdürü ya da işletmeci olan Zehra veya Mahmut . YA BEN bu meslek adları ve rollerin içinde eriyen “BEN” .

         Büyük insanlar  Sokrates / Yunus Emre/ Mevlana/ Peygamber efendimiz (sav)  kendilerini nasıl tanımış ve tanıtmış acaba ; ana babasının yaptıkları , okulları, işleri ile mi?  Yoksa sadece oldukları gibi görünerek mi ?  Peki olduğun gibi görünmek ne?    Olduğun gibi görünmek.“beni” bilip tanımaktır.  Peki beni bilip tanımak nasıl olacak?    Beni bilip tanımak bireyin kendine sorular  sorması, iç sesine yönelmesi, ana odaklanması, sessiz kalması ve sessizliğe katlanması,  yaşamda deneyimlemesi  ve en önemlisi de teslim olması ile .  Peki bunlar ( örnek: içsesine yönlemek vs) ne ?

1.      Sorular Sormak:  Hayatımızda hep çevreye soru sormuş veya çevreden soru almışsızdır. Ama kendimize pek soru sormamışızdır. Örneğin kendimize BEN kimim, hayatımın merkezi, merkezleri iş mi, aile mi ve bütün bu merkezler arasında denge var mı vb. sorularını sorduk mu? Bunları kendimize sormaya ve bunlar arasında denge kurmaya çalışalım.

2.      İç sesine yönelmek.: Çocuklukta iç sesimiz dışımızdadır ve kendimize ve dışarıya samimiyizdir. Ama büyüdükçe dış sesimiz iç sesimize döner ve iç sesimizi bastırırız. Onu dinlemeyiz. İç sesimizi dinleyelim ve samimi olalım.  Bu konuda Peygamberimiz (sav)  yaşantısı ile bize en iyi yol göstericidir.

3.      Ana odaklanmak:  Geçmiş için sürekli keşke diyoruz ve pişmanlıklar yaşıyoruz. Gelecek içinde sürekli hedefler koyuyoruz ve  planlar yapıyoruz. Oysa geçmişi ve geleceği şimdide kurguluyoruz. Oysa yaşam “ANDA” saklı .”AN” .Dinimizde yaşamımızda keşke demeyin ve geleceği Allahtan başka kimse bilemez ifadeleri de bunu destekler niteliktedir. O yüzden ANA odaklanalım...

4.      Sessizlik: Sükut.Bizi kendimize ve Rabbimizle bir olmaya götüren bir yol.Sessiz kalmayı deneyelim..

5.      Deneyimlemek: .Farklı insanlar, farklı ortamlar, farklı tatlar, farklı sesleri deneyimleme ile onları tanımaya, anlamaya ve kabul etmeye çalışalım. Mevlana gibi ne olursan olsun yaşamımızdaki insanlara, olaylara vb gel deyelim;  biz ne kadar insanlara olaylara esnek, açık olur kabul edersek kendimizi daha iyi tanımlar ve anlarız. Çünkü biz Rabbin (bütünün ve birin)  yaradığı parçalarız. Parçaları tanıyarak bütüne Rabbe ulaşabiliriz.  Yaşantımızdaki olumlu ya da olumsuz her şeye deneyim diye bakalım.

6.      Teslim olmak: Kontrol çağındayız. Her şeyi kontrol etmek istiyoruz. İşimiz, eşimiz, arkadaşımız, kendimizi. .Evet, insanoğlu kontrol edilmeyi sevmez ve kontrol etmeyi sever çünkü Rab insana yani bize cüz- irade vermiş. Ama Rabbin bize verdiği kontrolle bizim kontrol anlayışımız  galiba farklı. Galiba biz o cüz i irade ile her şeyi kontrol etmeye çalışıyoruz. Yani teslim olmuyor ya da tevekkül etmiyoruz. Teslim olmak islamın özü ve sorumluluk almak  ve seçim yapmakla eş değerdir. Eğer teslim olursak, seçtiklerimizin kabul edip sorumluğunu alırız ve RABBE GÜVENİRİZ.

Peki bütün bunları bu rekabetçi toplumda nasıl yapacağız?

        1.Günün içinde beş dakika bile olsa sessiz kalarak...

        2.Bir gün işe araba ile değil de  peygamber efendimiz (SAV) gibi yürüyüş yaparak ve anı yaşarak giderek...

       3.Farkı şeylere insanlara “deneyim diye bakarak” ......

       4. Hayatımızdaki merkezleri dengeleyerek.yani; ailemizle  vakit geçirmeye çalışarak...

       5.Kendimize de zaman ayırarak...

        6. En önemlisi de seçimleri ve sorumlulukları kendimiz alıp teslim olarak

             İşte o zaman yukarıda  “ Büyüyünce ne olacağım vb “sorularını kendimize sormayız ve kariyer yerine hayatı tercih etmiş oluruz galiba.KARİYER Mİ HAYAT MI TERCİH SİZİN!!!!!!!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum