İnsan neyle yaşar?

İstanbul Bienalinde bu sorunun cevabı aranıyor. Evet insan neyle yaşar? ne için yaşar?

 

Doğumdan, ölüme uzayan şu kısa yaşamda, hep bu sorunun cevabını arayarak mı yoksa kendi iç dünyasında kaybolmuşluğun yalnızlığıyla mı. İnsan neyle yaşar çok sevdiğim şu şiire bir göz atalım.

 

Sayın baylar, bize hep ders verirsiniz

Aman, günah, ayıp, yanlış

Aç karnına kuru öğüt çekilmez

Önce ekmek gelir sonra ahlak

Artık vermek gerek, unutmayın sakın

Tüm nimetlerinden, payını yoksulların.

 

 

Gerçekten insan hayatında önce ekmek mi gelmeli yoksa ahlak mı?  Tartışmaya açık bir konu.

İstanbul’da ticaret yapmak esnaf olmak işte bu noktada tıkanıyor. Sözün senet olduğu yıllar artık dedelerimizin hatırası oldu.

 

Toplumuzda ahlak kavramının azaldığını bununda ticaret hayatına çok fazlasıyla yansıdığını maalesef  kabul etmemiz gerekiyor. İnsanların karşısındaki insandan nasıl yararlanırım ve nasıl daha fazla para kazanırımı hesaplarken kimliğini kaybetmesi ve ne acı ki yavaş, yavaş paraya tapan bir toplum olmak.

Ticaret çok zor İstanbul ‘da sahtekarların çoğaldığı aldatma ve hile üzerine kurulmuş bir düzen, kan emici gibi çalışan bankalar, insanları sadece tüketen  bir kimliğe bürüyen yönetim biçimleri İstanbul’da yaşamakta çok zor artık güvensiz sokaklar kültürsüz ve insanlıktan nasiplenmemiş kalabalıklar.

 

Her şey para olmamalı ekmek ahlaktan öne gelmemeli bu dünyada İnsan neyle yaşar, sevgiyle

İmanla, inançla

 

İnsan ne için yaşar ezip hiç durmadan,

Soyup, sövüp, dövüp yutarak insanları.

Yaşayabilmek için hemen unutmalı,

İnsanlığını unutmalı insan,

Katı gerçek budur, kaçınılmaz

Kötülük yapmadan yaşanılmaz.

 

Tüm insanların doğru yolu bulduğu, yoksulluğun azaldığı ve sevginin yeşerdiği bir dünya dileklerimle.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum