Atila ALTUNTAŞ

Atila ALTUNTAŞ

İsveçliler Özgürlüklerini Neden Osmanlıya Borçlu?

Kuzey komşumuz Rusya’nın kurulduğu günden beri en büyük hedefi bir taraftan Karadeniz kıyılarına inmek, bir taraftan da Batlık Denizi’ne açılmaktı. Deli Petro idaresindeki Rusya’nın Baltık Denizi’ne açılması için İsveçlilerle savaşması, Karadeniz kıyılarına açılması için de Osmanlı Devleti ile savaşması gerekiyordu.
Rus çarı Deli Petro, İsveç’le yapılan savaşlarda sürekli yenilmiş fakat yılmamıştır. ”Yenile yenile yenmesini öğreneceğim” meşhur sözü bu savaşlar dolayısıyla söylemiştir.
1709 Poltova Savaşı’nda Deli Petro hedefine ulaşır ve İsveçlileri yenmeyi başarır. İsveç Kralı Demirbaş Şarl ve maiyetindekiler Ruslara esir düşmemek için Osmanlı topraklarına doğru kaçmıştır.

O dönem Osmanlı Devleti'nde bulunan Moldova’nın Bender’e şehrine iltica etmişler. Demirbaş Şarl bu Osmanlı toprağında beş sene gibi uzun bir süre oturmuş, bu süre içerisinde, Osmanlı Devleti'ni Ruslara karşı sürekli kışkırtmıştır. Baltacı Mehmed Paşa'nın Rus Çarı Deli Petro'yu yenmesiyle sonuçlanan Prut savaşı, onun teşvikiyle çıkmıştır.  Bu yenilgiden sonra Ruslar İsveç topraklarından çekilmiş… (Yani! Bir bakıma İsveçliler özgürlüklerini atalarımıza borçlu)  Prut Savaşı sonunda Ruslarla barış antlaşması yapıldığı halde Osmanlı Devleti'ni savaşması için kışkırtmaya devam eden Demirbaş Şarl, Bender'den çıkarılmak istendi.

Osmanlı yönetimi, beş yıl üç ay ülkesinde kalan İsveç Kralı ile maiyetinin masraflarını karşılamış ve borç para vermişti.  Ülkesine dönerken de Demirbaş Şarl'dan borçları karşılığında iki senet alınmıştı.

Ayrıca kaynaklara göre yolda Kralı korumak için 300 tane yeniçeri de Demirbaş Şarl’la beraber İsveç’çe gönderilir.  İsveç’çe gittikten sonra geri dönmeyen Yeniçeriler şuanda ismi Asker Köy denilen bölgeye yerleşirler ve yaşamlarını devam ettirirler. Burada yaşayan insanların Türk kökenli olduğu söylenir ve fizik, şekil olarak ta İsveçliler den çok Türklere benzedikleri gözlenir.

 

Osmanlı topraklarında kaldığı süre içersinde Türk yemeklerine hayran kalan ve en çok dolma ile yoğurt’u seven İsveç kralı bu arada tam bir kahve müptelası olmuştu.  Ülkesine dönerken yanında bir torba kahveyi de yanında götüren kral, şu anda ortalama bir İsveçli günde üç fincan kahve içiyor olmasının temellerini de atmış oldu. Ayrıca o günden itibaren dört Türkçe kelime,  ’DOLMA, KÖŞK, KALABALIK, YOĞURT’’  İsveç diline Kral Şarl tarafından kazandırılması da önemli bir konudur.

600 YIL DÜNYA’YI SÖMÜRMEDEN YÖNETTİ!

Osmanlılar dünya siyasi arenasında bir denge unsuru olma yönünde politikalar geliştirmişlerdir. Batıda ve Doğuda askeri zaferler ile sağlanan bu denge unsuru misyonu yükselme döneminde tam anlamıyla gerçekleşecektir. 16. yüzyılda Akdeniz ve Karadeniz Türk’ün hakimiyetine kapanıyor, Balkanlarda sulh ve sükun hali sürüyor, Kuzey Afrika, Arabistan yarımadası bu güçlü devletin hakimiyet sahasına girerek barış ve güvenlik kuşağının içerisinde yer alıyordu. Osmanlı, Balkan toplumları üzerinde barışı, hoşgörüyü ve hürriyet ortamını sağlarken, diğer Avrupa ülkelerinin ilk dikkate alacakları ülke durumuna geliyordu. Avrupa ülkeleri kendi aralarındaki ilişkilerde bile Osmanlı’nın ne söyleyeceğine bakıyorlardı. Dolayısıyla Osmanlı’yı göz ardı eden ve Osmanlı’dan bağımsız bir politika izleyemiyorlardı. Zira, Osmanlılar Avrupa’yı seyreden pasif bir seyirci değil, muktedir bir oyuncu idi. Şu söylenebilir; yıkılırken bile uluslararası güçlerin dikkatle izlediği bir ülke durumundaydı Osmanlı Devleti.

Ve sonuç olarak Osmanlı Devleti hiç bir zaman sömürü devleti olmadı, egemenliği altında yaşayan ülkelere daima adelet, hak hukuk çerçevesinde ilişkilerini sürdürdü. Buna bir örnek verecek olursak, Bir seferinde Necip Fazıl'a bir Suriyeli genç yaklaşmış ve Fransızca, "Osmanlı Arapları sömürmemiş miydi?" diye sormuş. Üstad'ın cevabı şu olmuş: "Eğer Osmanlı sizi sömürmüş olsaydı, şu soruyu bana Fransızca değil, Türkçe sorardın!"

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum