İbrahim Okumuş

İbrahim Okumuş

Kandiller yanarken Istanbul

Gözüm biraz daha yana kayıyor üzerinde oturduğum kayalıkta

Osmanlı'nın bin bir emekle İslam âlemine ve İstanbul'a kazandırdığı o muhteşem yapıtı görüyorum…

 

Sultanahmet Camii!

''İstanbul'da Kandiller Yanarken'' iki minarenin arasına gerilen mahyalarda yazan “On bir ayın sultanı” notu seninle ayrı bir güzellik kazanıyor.

 

Hele bu ayda düzenlenen bin bir direk şenlikleri…

 

İftarımızı açmak için minarenden yankılanacak ezanı beklemek ve onu dinlerken içimi kaplayan huzurun etkisiyle gözlerimden akıttığım yaşlar…

 

Ve sonrasında beni içine çekişin…

 

Sen, ayrı bir güzelsin Sultanahmet.

Duymasın Ayasofya ama beni bu semte çeken aslında sensin…

 

İstanbul şimdiler de bir başka güzel. İnsanlar başka bir ruh halinde. Sabır, tevazu, samimiyet ve hoşgörü medeniyeti benim diyen bir şehir İstanbul…

 

Sofralarda ki bereket insanların tevazuuna yansıması paylaşmayla harmanlanınca bakışlarda ki mana İstanbul'a müthiş bir siluet kazandırıyor. Gün batarken oluşan tatlı telaşe minarelerden yükselen ezanla sükuta bırakıyor yerini.

 

Eyüp'ten Sültan Ahmet'e uzanan kalabalıklar rahmet deryasında yıkanırken güzeller güzelinin müjdesine nail olma heyecanı yüreklerde ki muhabbeti İstanbul semalarında izlemek bir başka güzel.

 

Bir başka güzel İstanbul'da Kandiller Yanarken!

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş'nin düzenlediği sevinçle takip edilen organizasyonlar ise geceye yolculuğu sokaklardan mekanlara taşıyor. Feshane'de başlayan etkinlikler bu yıl daha da genişletilerek Topkapı ve Bağlarbaşı'na da taşındı. Müzikal-eğlendirici etkinlikler izleyenler tarafından ilgiyle izleniyor.

 

İstanbul'da yanan kandiller sadece geceyi değil yürekleri de aydınlatıyor. Tıpkı sevgili dostumun yazmış olduğu mısralarda olduğu gibi;

 

Seni diyorum İstanbul!

 

Seni yaşamak, sende yaşamak güzel şey.

 

Sel olup göklerden akan yaşlarınla da sevilmeye değersin,

 

baharda çiçek açan ağaçlarınla da…

 

Yaprakların arı, gökyüzü griyken de sevgilimsin, bembeyaz gelinliğini giyip içimi titrettiğin anda…

 

Uyandığım günün sabahında aynada

 

kendime günaydın demeden sana sesleniyorum;

 

günüm seninle aydınlandı İstanbul diye…

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum