Kene ile geçen hastalıklar

Kene ile geçen hastalıklar, iklim değişikliği ve ülkemizdeki güvenlik sorunları

Habername’deki ilk yazımızdan itibaren bireysel, toplumsal ve ulusal güvenliğimizi tehdit eden/edebilecek ilgili konulara değindik, Bu yazımızda ise son 2-3 yıldır ülkemizde giderek yaygın olarak gorülen “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığının ve diğer kene ile bulaşan virus hastalıklarının iklim değişiklikleri (climate change) ilişkisini gözden geçireceğiz.

Kene gibi parazitleri ara konak olarak kullanıp insanlarda hastalık yapan virus ve bakterilere bağlı hastalıklar çok eskiden beri bilinmektedır. Bu hastalıklardan başlıcaları: Ülkemizde de çok sıkça görülen (epidemik) Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı olarakda bilinen ve Amerika Birleşik Devletlerinde çok sık görülen bir hastalıktır. Geyiklerde yaşayan keneler vasıtası ile insanlarda hastalık yapar. Yine ABD’de sık olarak görülen diğer keneden geçen hastalık ise “Kayalık Dağlar Humması” olarak bilinen hastalıktır. Günümüz avrupasında da kene yolu ile geçen hastalıkların sayısında artış gözlenmektedir. Bu hastalıklar uzun süredir tanınmakta olup, geçmişte insanlarda görülmesini olumsuz yaşam koşullarına ve savaşlara bağlanmıştır. Hayat koşulları bugün geçmişe göre çok daha iyi olmakla birlikte bu hastalıkların tekrar ciddi halk sağlığı problemi olarak ortaya çıkması nedenleri arasında iklim değişikliğin etkili olabileceği ciddi olarak bilimsel çevrelerde tartışılmaktadır. Kış mevsiminin süresinin azalması ve ortalama ısının yükselmesi kene ve diğer paraziter taşıyıcıların yumurta ve larvalarının normalden fazla çoğalmasına yol açmaktadır. Bu konuda kesin ilişki kurulmasındaki en büyük problem iklim değişikliğinin çok uzun sürede gelişmesi ve çok yaygın bir coğrafyayı etkilemesidir. Yine aynı şekilde kenelerde çok yaygın bir coğrafyada bulunduğu için bu değişimin takip ve analizi çok zor ve çok zaman alıcı olmaktadır.

Kenelerin değişik coğrafi bölgelerde yayılmasındaki diğer faktör ise göçmen kuşlardır. Göçmen kuşlar kenelerin yayılmasında taşıyıcı rol oynayabilmektedirler. Bir bölgeden diğer bölgeye göçerken keneleride taşıyarak kenelerin dolayısı ile hastalığın yayılmasına vesile olurlar. İklim değişikliğinin kenelerin yayılması ve kene kaynaklı hastalıkların artmasındaki diğer bir indirek etkisi ise değişen bitki örtüsüdür. İklim değişikliği sonucu bir bölgedeki ağaç yapısı (örneğin, iğne yapraklı ağaçlardan, geniş yapraklı ağaçlara) ve bitki örtüsü değişmektedir. Bu değişiklik keneler için yaşanabilir ortam sağlayabilir. Bu ise kenelerin insanlarla daha kolay karşılaşmasına ve insanlarda hastalık yapabilecek mikroorganizmaların yayılmasına yol açabilir.

Ülkemizde son 3-4 yıldır devam eden ve bin kişiden fazla vatandaşımızın ölümü ile sonuçlanan Kırım Kongo Kanamalı Hastalığı gibi kene yolu ile bulaşan virus ve bakterilerin oluşturduğu hastalıklar iklim değişiklikleri devam ettikçe/arttıkça yayılmaya ve artmaya devam edecektir. Hem ülkemizde hemde dünyamızda kene ile yayılan hastalıkların önlenmesi konusunda yapılması gerekenler kişisel ve devlet ve uluslararası sorumluluklardır. Şöyleki, bireysel düzeyde kişiler, yaşadıkları çevreyi çok iyi tanımalı, kene ısırmadan önce ve kene ısırdıktan sonra ne yapmaları gerektiği çok iyi bilmelidir. Devlet ise bu konuyu ulusal güvenlik düzeyinde ele almalıdır. Çünkü kenelerden geçen bu mikoplardan oluşan salgın hastalıklardan geçtiğimiz yüzyıllarda milyonlarca insan ve asker ölmüştür. Bugün değişen çok birşey yoktur. Bu hastalıklara karşı aşılar yeterli değildir veya hiç geliştirilmemiştir. Ayrıca devlet göçmen kuş hareketlerinden tutup, coğrafik bitki örtüsünün ve iklim değişimine, kenelerin davranış ve genetik karakterlerine kadar bütün özellikleri yakından takip etmelidir. Baska ülkelerden gelen yabancı keneler çok sıkı şekilde takip edilmelidir. Gerekli aşı üretimleri ve aşılama çalışmaları yapılmalıdır. Uluslararası düzeyde ise öncelikle iklim ve bitki örtüsü değiklikleri çok daha sistematik olarak takip edilirken, yaban hayvanlarının üremesi ve göçleri dikkatle gözlenmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum