Öğrencilerin Aynı Evde Kalmasını Alkışlıyorum

Hem alkışlıyorum hem de  sonuna kadar destekliyorum. Üstelik  sadece üniversite öğrencilerinin değil tüm gençlerin. Evet başlığı yanlış okumadınız. Gürsel Tekin’in bile “ben de bekar oğlum veya kızımın yabancı biri ile aynı evde kalmasını tasvip etmiyorum” dediği bir dönemde.  İHL mezunu olan ben , Kuran ve Sünnetin hayatımızın rehberi olmasını savunan biri  olan ben , sadece evliliğin değil, ticaretinde, eğitiminde dini referanslarla yapılmasını isteyen ben, öğrencilerin; kızların kızlarla, erkeklerin erkeklerle aynı evde kalmasını tasvip ettiğim gibi erkek ve kızların da aynı evi paylaşmasında bir mahzur görmüyorum. Ne var bunda? 

                   Zavallı gençler, evlerinden, memleketlerinden uzak, ailelerine hasret, imkansızlıkların kucağında, zalım gurbetin acımasız  çöllerinde, hüzün ve yoksunluk içinde yaşarlarken kendilerine bir arkadaş bulup onunla aynı evi, aynı odayı paylaşmış kimi ilgilendirir? Ne var bunda? Ailesine, memleketine duyduğu özlemi kendisi ile gidereceği bir yoldaş en çok onlara lazım değil mi? Hem bu gençler çocuk değil ki! Hepsi 18 yaşını geçmiş, ülkenin yönetimine yön verecek,  oy kullanacak yaşa gelmiş, aklı başında, üniversite okuyan baliğ/baliğa, reşit/reşide insanlar. Tercih onların. Bu tercih konusunda ailenin, toplumun ve devletin  yapabileceği tek şey var: Bu tercihe saygı duymak, bu tercihten dolayı çıkabilecek engelleri ortadan kaldırmak. Devletin bu konudaki vazifesi daha büyük; eğer gençler mağdur olursa, ailesi veya toplum onlara baskı yaparsa bunlara engel olmak.Polisi ile, Aile Ve Sosyal İşler Bakanlığı ile her zaman gençlerin yanında durmak. 

                                          Yeme İçme Gibi Cinsel Arzularda Tabi Bir İhtiyaçtır 

                 Hepimizin bildiği gerçekler şunlar: Eğer bir insan (kadın - erkek fark etmez) her yönü ile sağlık biri ise, belirli bir yaştan sonra yeme, içme, giyinme  gibi, gezip tozma gibi, barınma, sosyalleşme  gibi cinsel ihtiyacı olan bir varlıktır. İnsan yemediği , içmediği, giyinmediği, barınmadığı zaman nasıl hayatını normal bir şekilde devam ettiremezse, cinsel ihtiyacını gideremediği zamanda bedeninde ve ruhunda anormallikler olur. Allah niye insanları kadın-erkek diye farklı, ayrı iki cins halinde yaratmış? Birbirlerinin örtüsü olsunlar, birbirlerinin ihtiyaçlarını gidersinler diye. Öyleyse niye, reşit olmuş, tüm vatandaşlık haklarını elde etmiş insanların aynı evde kalmasına karşı çıkıyoruz??? Ben bu durumu sonuna destekliyorum! Yalnız bir şartla: Bu gençlerin birbirleri ile nikah kıyması şartı ile. 

                   Kuranda 25 ayette evlilikten bahsediliyor.Peygamberimiz (sav), onlarca hadisle müminleri evliliğe (bir arada yaşamaya) teşvik ediyor. Ben niye karşı çıkayım ki. Gençler/öğrenciler kıysınlar nikahlarını, tutsunlar evlerini, karı koca olarak akşamları sıcacık bir yuvada hem günün stresini atsınlar, hem bir an önce hayatın gerçekleri ile yüzleşsinler, hem cinsel ihtiyaçlarını helal yoldan gidersinler, hem bu ümmete çocuk yapsınlar, hem de okusunlar. Zaten hükumetimizde böyle yapanlara destek vereceğini açıkladı.Onların kredilerini bursa çevireceğini ve de onlara belirli bir kredi vereceğini ilan etti. “Gençler bir arada, bir evde yaşasın ama nikahla yaşasın” düşüncesine karşı olanlar bilerek veya bilmeyerek Allah'ın yasakladığı, her akıllı, düşünen insanın toplumu ve nesli mahveden bir olgu olarak gördüğü zinaya taraf olmuş olur. İlk insandan bu yana tüm dinler ve tüm toplumsal fikir sahibi olan sistemler zinayı hoş görmemiş onu temiz neslin düşmanı olarak ilan etmişlerdir. 

                Esad Coşan hocamız bir sohbetinde okuyan gençlerin evlenmesini teşvik ediyordu. Geçenlerde aynı tavsiyeyiNurettin Yıldız Hocadan da dinledim. Biz üniversitede okurken sınıfımızda iki tane evli arkadaş vardı. O zamanın şartları günümüze göre daha zordu. Fakat bu iki arkadaş ortak bir ev tutup eğitimlerini sürdürdüler. Mezun olup öğretmen oldular. 

                Batı, (Avrupa, ABD) nikahsız bir toplumun sonunun ne olduğunu bize tüm çıplaklığı ile gösterip dururken (aile bitmiş, nesil azalmış, nüfus yaşlanmış, uyuşturucu, intihar tavan yapmış…) onların düştüğü bu bataklığa biz niye girelim ki? 

      Haydi gençler durmayın! Tüm itirazlara karşı durup, tüm yasaklara aldırmayıp bir evde, bir arada resmi nikah kıyarak yaşayın. Ben arkanızdayım. Devlet arkanızda. Kim ki (anne baba, dayı emmi, devlet toplum, basın yayın… ) Nikahı, evliliği zorlaştırır, o kişi veya kurum, bu yüzden işlenen günahlara, kötülüklere ortak olur. Allah hepimizibu büyük vebalden günahtan korusun.  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum