Mehmet Y. ULUTAŞ

Mehmet Y. ULUTAŞ

Ölülerin Ardından...

Geçen hafta Cuma günü ailemizin 95 yaşındaki en büyük ferdi olan Behçet Büyükdağ’ı toprağa verdik. Çok İyi bir insan ve aile babasıydı. Allah rahmetiyle kuşatsın. Pazar günü de elime 1990 yılında çekilmiş bir fotoğraf geçti. Farkettim ki fotoğraftaki 19 aile ferdinden 7’si vefat etmiş. Aynı fotoğrafa bakan ve fakat vefat edenlerin çoğunu tanımayan bir akrabam bana içlerinden birinin yaşarken nasıl biri olduğunu sordu. Cevabını düşünmemiştim. İşte o anda insanların ölenlerin ardından neler konuştuklarını düşündüm.

Bilindiği gibi dinimizde ölülerin ardından kötü konuşmak men edilmiştir. Yine çok bilinen bir hadise göre “ya hayır söyle yahut sus” demiştir Hz. Muhammed (SAV). Ama yine konuşur insanlar, günah olsa da, hiçbir faydası olmasa da. Unutmayalım ki ardından kötü konuşularak hakkında gıybet edilen ölünün de hakkı vardır. Üstelik mezardan kalkıp kendini savunamayacağı için hakkını sorma işi yüce Yaratan’a geçer.

İçimizden şunu diyenler çıkabilir: “Ben öldükten sonra kim ne derse desin”. Ne yazık ki o iş öyle olmuyor. Siz ölünce geride kalanlarınıza “senin baban da şöyleydi, böyleydi” denmesini istermisiniz? Elbetteki istemezsiniz. Ben vefat eden tanıdık ve akrabalarının ardından “Allah belasını versin”, “Hırsızın tekiydi”, Beleş içtiği içkilerden ölmüştür”, “Babamdan hakkımı ahirette soracağım çünkü kız olduğum için mirasından pay vermedi” şeklinde beddua eden ve şikayetçi olan birçok insan tanıdım. Eminim sizler de benzer şeyler duymuşsunuzdur vefat eden tanıdık ve akrabalarının ardından menfi konuşan.

O vakit ne yapmalı? Kimseye akıl vermek haddim değil ama aklıma gelenleri ve kendim yapmaya çalıştıklarımı sıralayayım.

- Cömert ol, cimri olma. Allah da kul da sever cömert insanları. Ama cömert olacağım diye elindeki avucundaki her şeyi dağıtma.

- Miras dağıtımını hayattayken kağıda dök. Çocuklarınızdan durumu iyi olmayanlara ve özellikle kız çocuklarınıza pozitif ayrımcılık yap malı mülkü bölüştürürken.

- Yardımsever ol. Özellikle zorda olanlara yardım et. Yapabileceğin bir şeyse yap mutlaka.

- Kimseye “yancı” olma. Birisiyle ortak bir şey yapıyorsan sana düşen payı öde. Örneğin eğer o gün arkadaşın yemeğin parasını ödemişse bir dahaki sefere sen öde ve hatta mümkünse daha pahalı bir yere götürerek öde.

- Samimi ol her zaman. Samimiyet insanların her zaman ilk farkettikleri ve unutmadıkları bir haslettir.

- Sana yapılan iyiliği unutma. Fırsatı geldiğinde iyiliği yapana en az misliyle karşılığını ver.

- Yaptığın iyiliği kimsenin başına kakma. Unutmaki herkes her şeyi görüyor.

- Yaptığın işin hakkını ver ve yarım bırakma.

- Vefalı ol, nankör olma.

Öldükten sonra arkamızdan samimi olarak iyi konuşan insanlar olması için dürüst ve düzgün yaşamak, ayrım göstermeden herkese iyi davranmak şart; hem dünya hem de ahiret hayatı için. İyi anılmak istiyorsan iyi ol!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum