Pakistan İmtihanımız Devam Ediyor

 
Referandum konusu haddinden fazla meşgul ediyor gündemimizi. Referandum tarihi yaklaştıkça siyasi tansiyon yükseliyor, sinirler geriliyor. Referandum konusu haddinden fazla meşgul ediyor gündemimizi. Referandum tarihi yaklaştıkça siyasi tansiyon yükseliyor, sinirler geriliyor.
 
Kılıçdaroğlu’nun her gün daha da zenginleştirdiği “vecizelerinden”, haber izleyen herkes nasiplenmek zorunda kalıyor.
 
Kılıçdaroğlu meydanlarda vecize üretemediği dakikalarda pankart okuyor. Böylece konu ve malzeme zorluğu çekmiyor. O, konuşacak hiçbir şey bulamasa bir müfettiş edasıyla sorular somaya devam ediyor.
 
CHP yetkilileri bu yıl minareler arası mahyalara “hayırlı ramazanlar” ifadesinin yazılmadığını bile iddia etti. Hayırla oturup hayırla kalkıyorlar. Onlar bugüne kadar “hayır”la hiç bu kadar işleri olmamıştı.
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kılıçdaroğlu’nun bitmeyen sorularını bazen fazla önemsiyor ve cevap yetiştirmeye çalışıyor.
 
Oysa CHP Genel Başkanının bitimsiz sorularından sadece ele avuca gelenlerine, makul ve mantıklı olanlarına cevap verilse yeterli olacaktır.
 
Türkiye, siyaset gündemine kilitlemişken Pakistan’daki kardeşlerimiz yeni bir felaketle karşı karşıyalar.
 
Meydana gelen sel felaketinden 20 milyondan fazla insan etkilenmiş. Binlerce Pakistanlı yersiz yurtsuz, canının kurtulduğuna mı sevinsin, açlıkla imtihanına mı üzülsün bilemez halde bugün.
 
BM ve İslam Konferansı Teşkilatı bütün dünyayı Pakistan için yardıma çağırdı.
 
Başbakan Erdoğan, hem bütün hayırseverleri hem de yardım teşkilatlarını, ayrıca ilgili devlet kuruluşlarını yardıma çağırdı.
 
Başbakan’ın uyarısı ile bütün kamuoyu, siyasi haberlerden başını kaldırıp Pakistan gerçeğiyle ilgilenmeye başladı.
 
Yardım kuruluşlarımızın bir kısmı zaten bölgede ve yardım dağıtımlarına devam ediyorlar.
 
Bir kısmı ise hazırlıklarını hızlandırmış, Pakistan için bağış kabulünü sürdürüyor.
 
2005 yılında da yine Ramazan ayında Pakistan’ın büyük depremle sarsılması sonucu, binlerce insan ölmüş, on binlerce Pakistanlı mağdur olmuş, aylarca derin acılar yaşanmıştı. O zaman da hayırseverlerimiz zekâtlarını, fitrelerini, Pakistanlı kardeşlerine göndermişti.
 
Bugün, Pakistan imtihanımız yeniden başlamıştır. Elbirliği ile bu felaketin izlerini de silmemiz, kardeşlerimizin acılarını paylaşmamız gerekiyor.
 
Bildiğimiz yardım kuruluşlarının hemen hepsi Pakistan için yardım organizasyonu yapıyor. Onlardan birisi aracılığıyla emanetlerimizi yerine ulaştırabiliriz.
 
Pakistan depremi sonrasında Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali’nin çeşitli televizyon programlarında anlattığı bir anekdot vardır.
 
2005 depremi üzerine Pakistan’a giden Kızılay, Deniz Feneri Derneği, Kimse Yok mu Derneği, İHH İnsani Yardım Vakfı gibi yardım kuruluşlarımızın her biri destansı çalışmalar yapmış, depremzede halkın yaralarını sarmıştı.
 
Bir Cuma hutbesinde Pakistanlı İmam Hatip hutbede sözü deprem felaketine getirmiş ve yardıma koşan kuruluşlara, onların bağışçılarına ve Türkiye’yi yönetenlere teşekkür ettikten sonra, “Allah’a şükredelim ki, bize Türkiyeli kardeşlerimizi vermiş. Bundan önce yaşadığımız felaketler sonrasında yardım için batılı kuruluşlar çıkardı karşımıza. Bu sefer durum değişti. İmdadımıza ilk yetişenler Türk kardeşlerimiz oldu.
 
Yardımlarını ilk ulaştıranlar Türk yardım kuruluşlarıdır!” demiş
 
Onları hayal kırıklığına uğratmamalıyız. Kardeşlerinin varlığını yine etkili bir biçimde hissetmeli, acılarının paylaşılmasıyla bir nebze olsun ferahlamalılar.
 
Kurtuluş savaşını özetleyen “Türkün ateşle imtihanı” diye bir sözümüz vardı. Bugün ise, “Türkün Pakistan’la imtihanı” vardır.
 
Allah, hepimizi bu imtihanı da kazananlardan eylesin.
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum