Sebahattin BİLGİÇ

Sebahattin BİLGİÇ

SENİN YILBAŞIN HANGİSİ!

Miladi yılbaşı yaklaşıyor. Alışveriş merkezleri müşterilerinin yılbaşı alışverişleri için yenilendiler bile. İnsanlar ise daha şimdiden yılbaşıyla ilgili planlarını yapmaya başladı. Hiç şüphesiz bazıları kendilerine eğlence sunan otellerden yerlerini ayırttı. Öyle ya bir yıl boyunca insanlar yoruldular, çeşitli sıkıntılar çektiler. Eğlenmeleri, üzüntülerini, kederlerini atmaları lazım! Bu ancak yılbaşı gecesi dağıtmakla mümkün! Zira hani deniyor ya “yeni yıla nasıl girilirse bütün bir yıl öyle geçer”miş.

   

 

     Uzun yıllardır insanımız şaşkın bir hayat sürüyor. Bu ülke insanı için hedef değiştirilmesinden bu yana yollar değişti, amaçlar farklılaştı, yaşantılar dünyevileşti. Bir çok dindar insanda dâhil olmak üzere insanımızın hayata, hatta ahrete bakışı farklılaştı. Artık bu ülkenin insanı çevresine, en kötüsü de kendi dinine batı gözlüğüyle bakıyor. Yıllardır okullarımızda verilen bakış açısı hep bu. Basınımızın büyük bir bölümünün de özendirdiği hayat tarzı bu. Tabi neticesinde sağlam köklere sahip olan insanımız ne kendi köklerinde dallanabiliyor ne de kendinden olmayan köklerde dallanabiliyor. En kötüsü olan ikisinin arasında şaşkın bir hayat sürüyor. İnandığı gibi yaşamayan zamanımız Müslüman’ı artık yaşadığı gibi inanmaya başladı.

    

 

     Girdiğim derslerde çocuklara konunun önemini kavratmakta zorlanıyorum. Peygamber Efendimize, kendilerini atalarının dininden uzaklaştırıyor diye kızan müşrikler gibi, Müslüman evlatları ailelerinin, akrabalarının, çevrelerinin ve evlerindeki televizyonlarının kendilerine dayattığı yaşam tarzından ayrılamıyorlar. Önemli bir uyarı olarak Peygamber Efendimiz kendisinden sonra ümmetinin şirke düşmesinden değil de dünyaya bağlanmalarından, yani dünyevileşmelerinden endişe duyduğunu bildirmişti ashabına.(Müslim Fezail- 30) 

  

      

      Evet, yılbaşı yaklaştı. Ama Müslümanları asıl ilgilendiren hicri yılbaşının bugün arifesindeyiz. 17 Aralık Perşembe 1 Muharrem 1431 hicri yılbaşı. Yani Müslümanların yılbaşı günü. Âlemlere elçi olarak gönderilen Efendimiz Aleyhisselamın Mekke’den Medine’ye hicret ettiği gün. İslam’ın müesseseleşmeye, devletleşmeye başlamasının, dünyayı ilahi bir nizamın aydınlatmaya başladığının başlangıcı.  Mekkeli Müslümanların yine azılı Mekkeli müşriklerin zulümlerinden kurtulmasının sevincinin yaşandığı hicri yılbaşı.

 

   

   Hicri yılbaşı aynı zamanda haram aylardan olan, içinde aşure gününü barındıran mübarek bir ay ve çeşitli faziletlere sahip olan Muharrem ayının başlangıcıdır. Muharrem ayında müminlerin vazifelerinin olduğu malumdur. Efendimiz, Hadisi Şeriflerinde; “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”( İbni Mâce. Siyam: 43.) buyurmuştur.

     

     

  Batı dünyasının yılbaşını niye ve nasıl kutladıkları bizi ilgilendirmez. Onların beslendikleri kaynaklar öyle bir yaşam tarzını kabul ediyor olabilir. Referans olarak İslam’ı, İslam medeniyetini kabul eden kişi ise kendi medeniyetinin kurallarına göre hareket etmelidir.

 

Bizim değerlerimiz israftan, günahtan uzak tefekküre ve uhrevi muhasebeye dayalı bir yılbaşı değerlendirmeyi emreder. Kendi değerlerine sahip çıkmayan milletler başkalarının değerlerinde boğulurlar.  

      

 Hicri yılbaşınızı tebrik ederim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum