Mehmet Y. ULUTAŞ

Mehmet Y. ULUTAŞ

Özgür Medya Var mı?

Medya genel anlamda toplumun vuku bulan ve bulması beklenen olaylardan haber alması için doğal sebeplerle oluşmuş bir ticari sektördür. Halka temas ettiği ve doğrudan etki edebildiği için toplumu bilinçlendirmek ve/veya toplumu yönlendirmek için kullanılabilecek bir faaliyetler topluluğudur. Medyanın yüzde yüz özgür olması idealdir. Ama bu mümkün müdür? Gelin beraberce bakalım.

17/25 Aralık 2013 adli darbe girişimi sonrası meydanlara düşürülen cemaat üyeleri ellerinde Türkçe ve İngilizce “Özgür Medyaya Darbe” pankartları ile “Özgür Basın Susturulamaz” sloganları atıyorlardı. Elbetteki bu protestolar dürüstçe değildi çünkü en başta kendi medyaları hür değildi, FETÖ’nün yayın organıydı ve kendi çıkarlarının aleyhine birşey yayınlanması mümkün değildi. Bir örnek vereyim.

2014’te devrin ABD Büyükelçisi katıldığı bir programda demokrasi, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularında konuşmuş ve Zaman gazetesi bunu manşet yapmıştı. Haberi okuduktan sonra araştırmacı ruhla metnin ingilizcesini de okumak için Today’s Zaman web sitesini açtım. Baktım ki Büyükelçi hakikaten o nutku atmış ama sonunda şu cümleyi de eklemiş: “Elbetteki devleti bir kült hareketin yönetmesine müsaade edilmez”. Bu son cümle bütün cemaat üyelerinin okuduğu Zaman gazetesinde yoktu. Sadece birkaç bin meraklının okuduğu Today’s Zaman’da vardı. Yani Zaman gazetesi Büyükelçinin aleyhlerine söylediği bu sözleri sansürlemiş ve sadece işlerine gelen kısımlarını yayınlamıştı.

Benzer durum hemen her medya organında var. O yüzden dünyanın hiçbir yerinde medya tamamıyla özgür değil. Ama daha az veya daha çok özgür medya var denebilir. Bunun birkaç sebebi var:

  • Her medya şirketinin bir patronu, kendi ajandası, kendi dünya görüşü ve gözetmesi gereken ticari bağlantıları vardır. O yüzden kendi medyasında bunlara aykırı haber yapılması mümkün değildir. Yazılı olmayan bu yayın “ilkelerinin” yazarlara veya habercilere direk söylemenmesi de gerekmez. Çünkü her çalışan patronunun ne istediğini, neyi sevdiğini ve neyi sevmediğini bilir. Buna rağmen halen uymayan varsa uyarılır, devam ederse de kovulur. Medya dünyası kovulmuş medya mensupları ile doludur.
  • Tüm medya şirketleri reklamla ayakta durur. O yüzden bir medya organının kendisine reklam veren bir şirketin veya şirket sahibinin aleyhine haber yapması mümkün müdür?
  • Çok eski zamanlardan beri dünyada istihbarat örgütleri ve bunların casusları vardır. Casusların kartvizitlerinde elbetteki “casus” yazmaz. Hepsinin kılıf bir mesleği vardır. Onlara en çok serbestiyet, hareket alanı ve istedikleri yere girip çıkma imkanını iki meslek verir: Gazetecilik ve Seyyahlık.
  • Bazen iç bazen dış güçler medya organlarını, grupları ve cemaatleri değişik sebepler altında fonlayarak onların yayınlarına ve mesajlarına etki edebilir. Örneğin Türkiye’de dini bir vakıfa Batıdaki bir “insan hakları gözlemcisi” derneği fon veriyor. Vakfımızın bu fonların devamının gelmesi için o derneğin ruhuna ve amacına uygun mesajlar vermesi ve faaliyetler yapması gerekir değil mi?
  • İnternet sayfaları ne kadar tıklanır, ne kadar beğeni alır ve ne kadar aboneleri olursa o kadar çok dijital reklam alırlar. Google’ın internet üzerinden yapılan dijital reklam pastasının %70’ine sahip olduğunu ve sakıncalı gördüğü bir web sitesinin reklam almasına müsaade etmediğini biliyor muydunuz?

Görüldüğü gibi yapılan yayınlara bazen direk ama daha çok dolaylı olarak müdahale edildiğine, dolayısıyla tamamıyla özgür bir medya organı olmadığına ve olamayacağına göre doğru habere ulaşmak için neler yapmalı?

  • Bir haber okur veya seyrederken “bu medya organın sahibi kim, yazarın geçmişi ne, yayın politikası ve eğilimi ne” gibi soruları da kafanızdan geçirin. Aksi taktirde bu yayın organının etkisi altında kalan bir piyona dönüşebilirsiniz.
  • Görünce inanamadığınız, sinirlendiğiniz ve hatta kendinizi kaybettiğiniz haberlerin gerçek olup olmadığını araştırmak için en az birkaç değişik web sitesine bakın.
  • Farklı kutuplardaki medya organlarının haberlerine bakın. Örneğin A Haber’i de seyredin, Halk TV’yi de ve bunları kıyaslayın.
  • Her gazeteci, her haberci, ne kadar mani olmak istese de duygularını, düşüncelerini ve ideolojisini yaptığı habere veya yazdığı yazıya katar.
  • İnternet üzerinden yayın yapan birçok küçük bütçeli haber portalı, blog sitesi ve YouTube kanalı var. Bunların yaptığı haberler çok daha özgür ve bağımsız olabiliyor.

Ahir zaman alametlerinden biri olarak gerçeği ile sahtesinin birbirinin içine girdiği bu çağda haberin doğrusunu bulmak zor. Ama doğruya ulaşmak için araştırma yapmak çok keyif verici. Beni belki köşe yazıları yazmaya sevk ve teşvik eden sebeplerden biri de bu. Yazımı konuyla alakalı bir Kuran’ı Kerim ayeti ile bitireyim: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz. Sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat Suresi 6. Ayet)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum